<doi_batch xmlns="http://www.crossref.org/schema/4.3.6" xmlns:xsi="http://www.w3.org/2001/XMLSchema-instance" xmlns:jats="http://www.ncbi.nlm.nih.gov/JATS1" xmlns:ai="http://www.crossref.org/AccessIndicators.xsd" version="4.3.6" schemaLocation="http://www.crossref.org/schema/4.3.6 https://www.crossref.org/schemas/crossref4.3.6.xsd">
  <head>
    <doi_batch_id>20180813170956</doi_batch_id>
    <timestamp>20180813170956</timestamp>
    <depositor>
      <depositor_name>Selcuk Medical Journal</depositor_name>
      <email_address>sinandemircioglumd@gmail.com</email_address>
    </depositor>
    <registrant>Prof. Dr. Sinan DEMİRCİOĞLU</registrant>
  </head>
  <body>
    <journal>
      <journal_metadata>
        <full_title>Selcuk Medical Journal</full_title>
        <abbrev_title>Selcuk Med J</abbrev_title>
        <issn media_type="electronic">2149-8059</issn>
        <issn media_type="print">1017-6616</issn>
      </journal_metadata>
      <journal_issue>
        <publication_date media_type="online">
          <month>8</month>
          <day>13</day>
          <year>2018</year>
        </publication_date>
        <journal_volume>
          <volume>30</volume>
        </journal_volume>
        <issue>3</issue>
      </journal_issue>
      <journal_article publication_type="full_text" metadata_distribution_opts="any">
        <titles>
          <title>Meme Kanseri Verisinde Aprıorı Algoritması İle
Kural Çıkarma</title>
        </titles>
        <contributors>
          <person_name contributor_role="author" sequence="first" language="tr-tr">
            <given_name>AŞIR</given_name>
            <surname>GENÇ</surname>
            <ORCID>
            </ORCID>
          </person_name>
          <person_name contributor_role="author" sequence="additional" language="tr-tr">
            <given_name>ADNAN</given_name>
            <surname>KARAİBRAHİMOĞLU</surname>
            <ORCID>
            </ORCID>
          </person_name>
        </contributors>
        <jats:abstract>
          <jats:p>Teknoloji ile birlikte yaşamın her alanında artan veri miktarı “veri
ambarları” kavramını gündeme getirmiştir. Veri madenciliği, ortaya
çıkan çok büyük veri kümelerinin oluşturduğu veri ambarlarının
analiz edilerek yararlı bilgiler elde edilmesini sağlayan yaklaşımlar
bütünüdür. Veri miktarının büyük olduğu ve her geçen gün arttığı
alanlardan birisi de sağlık sektörüdür. Her gün binlerce hastaya
ait gerek kişisel gerek tıbbi veriler kayıt altına alınmakta ve bu
enformasyon depolanmaktadır. Ancak bu verilerin çok az bir kısmı
analiz edilebilmekte ve geriye kalan kısmından faydalı olabilecek
enformasyon elde edilememektedir. Özellikle hastane yönetim
sistemleri, tedavi yöntemleri ve koruyucu hekimlik konusunda
maliyetleri azaltıcı yöntemlerin geliştirilmesi için ambardaki verilerin
analiz edilmesi gerekmektedir. Klasik istatistiksel yöntemler ile
büyük veri kümelerini analiz etmek zor olduğu için, çeşitli veri
madenciliği yöntemleri geliştirilmiş ve bilgisayar programcılığı
yardımıyla analiz yapmak daha uygulanabilir hale gelmiştir. Birliktelik
kuralı, sağlık alanında yeni kullanılan analiz yöntemlerinden birisi
olup; değişkenlerin birlikte görülme olasılıkları üzerinden örüntü
oluşturmak ve buna bağlı olarak destek ve güven değerlerini
hesaplamak için kullanılmaktadır. Bu çalışmada, Meram Tıp Fakültesi
Onkoloji Hastanesine ait retrospektif çalışma sonucu elde edilen
meme kanseri verileri üzerinde APRIORI algoritması uygulanmış ve
verilerdeki birliktelik örüntüleri ortaya çıkarılmaya çalışılmıştır.</jats:p>
        </jats:abstract>
        <publication_date media_type="online">
          <month>8</month>
          <day>13</day>
          <year>2018</year>
        </publication_date>
        <pages>
          <first_page>97</first_page>
          <last_page>103</last_page>
        </pages>
        <doi_data>
          <doi>
          </doi>
          <resource>https://selcukmedj.org/tr-tr/meme-kanseri-verisinde-apriori-algoritmasi-ilekural-cikarma-tr-3956/</resource>
          <collection property="crawler-based">
            <item crawler="iParadigms">
              <resource>https://app.selcukmedj.org/uploads/makale-pdf/SUTD-624..pdf</resource>
            </item>
          </collection>
        </doi_data>
      </journal_article>
      <journal_article publication_type="full_text" metadata_distribution_opts="any">
        <titles>
          <title>Brucella Spp Ve Diğer Gram Negatif Bakterilerde C-Reaktif Protein Ve
Prokalsitonin Değerlerinin Karşılaştırılması</title>
        </titles>
        <contributors>
          <person_name contributor_role="author" sequence="first" language="tr-tr">
            <given_name>MERAL</given_name>
            <surname>KAYA</surname>
            <ORCID>
            </ORCID>
          </person_name>
          <person_name contributor_role="author" sequence="additional" language="tr-tr">
            <given_name>AYŞEGÜL</given_name>
            <surname>OPUŞ</surname>
            <ORCID>
            </ORCID>
          </person_name>
          <person_name contributor_role="author" sequence="additional" language="tr-tr">
            <given_name>ŞERİFE</given_name>
            <surname>YÜKSEKKAYA</surname>
            <ORCID>
            </ORCID>
          </person_name>
          <person_name contributor_role="author" sequence="additional" language="tr-tr">
            <given_name>ASUMAN</given_name>
            <surname>GÜZELANT</surname>
            <ORCID>
            </ORCID>
          </person_name>
          <person_name contributor_role="author" sequence="additional" language="tr-tr">
            <given_name>MUHAMMET</given_name>
            <surname>KURTOĞLU</surname>
            <ORCID>
            </ORCID>
          </person_name>
        </contributors>
        <jats:abstract>
          <jats:p>Bu çalışmada Brucella spp., Escherichia coli, Klebsiella spp. ve
Acinetobacter spp. gibi Gram negatif bakteriyemisi olan hastalarda
prokalsitonin (PCT) ve C-reaktif protein (CRP) düzeylerinin
karşılaştırılması amaçlanmıştır. Hastalardan alınan kan örneklerinde
PCT, CRP ve kültür eş zamanlı çalışılmıştır. Bu örnekler Konya
Eğitim ve Araştırma Hastanesinde çalışıldı. Örnekler BACTEC
9120 kan kültür sisteminde inkübe edildi. Phoenix-100 otomatik
identifikasyon panelleri kullanıldı. Brucella spp.’in tanımlanmasında
konvansiyonel metodlara ilaveten Brucelle polivalan serum kullanıldı.
CRP değerlerinin &gt;5 mg/L ve PCT değerlerinin ise &gt;0.5 ng/ml olması
patolojik olarak kabul edildi (PCT’in Cut of değeri: 0.02-50 ng/ml).
PCT değerleri üç grupta değerlendirildi. Grup 1 (2.0 ng/ml). Brucella spp. saptanan 100,
E. coli saptanan 50, Klebsiella spp. saptanan 50, ve Acinetobacter
spp. saptanan 40 hasta olmak üzere 240 hasta çalışmaya alındı.
Brucella spp. saptanan 100 hastada da PTC değerleri Grup 1 (5 mg/L idi. E. coli saptanan
hastaların 34’ünde PCT değerleri Grup 3 (&gt;2.0 ng/ml)’de, 46’sında
CRP değerleri &gt;5 mg/L idi. Klebsiella spp. saptanan hastaların
47’sinde PCT değerleri Grup 3 (&gt;2 ng/ml)’de , 39’unda CRP değerleri
&gt;5 mg/L idi. Acinetobacter spp. saptanan 24 hastada PCT değerleri
Grup 2 (0.5-2.0 ng/ml)’de iken 40 hastanın tümünde CRP değerleri
&gt;5 mg/L idi. Bazı Gram negatif bakteri infeksiyonlarında PTC ve
CRP değerleri artmakta iken, kan kültüründe Brucella spp. üreyen
hastalarda ise CRP değerlerinin arttığı ancak PCT değerlerinin ise
artmadığı saptanmıştır</jats:p>
        </jats:abstract>
        <publication_date media_type="online">
          <month>8</month>
          <day>13</day>
          <year>2018</year>
        </publication_date>
        <pages>
          <first_page>104</first_page>
          <last_page>107</last_page>
        </pages>
        <doi_data>
          <doi>
          </doi>
          <resource>https://selcukmedj.org/tr-tr/brucella-spp-ve-diger-gram-negatif-bakterilerde-c-reaktif-protein-veprokalsitonin-degerlerinin-karsilastirilmasi-tr-3957/</resource>
          <collection property="crawler-based">
            <item crawler="iParadigms">
              <resource>https://app.selcukmedj.org/uploads/makale-pdf/SUTD-603..pdf</resource>
            </item>
          </collection>
        </doi_data>
      </journal_article>
      <journal_article publication_type="full_text" metadata_distribution_opts="any">
        <titles>
          <title>Akne Vulgarisli Hastalarda Sistemik İzotretinoin’İn Oküler Yan Etkilerinin Araştırılması</title>
        </titles>
        <contributors>
          <person_name contributor_role="author" sequence="first" language="tr-tr">
            <given_name>SEVİL</given_name>
            <surname>ALAN</surname>
            <ORCID>
            </ORCID>
          </person_name>
          <person_name contributor_role="author" sequence="additional" language="tr-tr">
            <given_name>EROL</given_name>
            <surname>ÇENESİZOĞLU</surname>
            <ORCID>
            </ORCID>
          </person_name>
          <person_name contributor_role="author" sequence="additional" language="tr-tr">
            <given_name>DEMET</given_name>
            <surname>ERSİVRİ</surname>
            <ORCID>
            </ORCID>
          </person_name>
        </contributors>
        <jats:abstract>
          <jats:p>Bu çalışmanın amacı sistemik izotretinoin ile tedavi edilen
akne vulgarisli hastalarda ilacın etkinliğini ve oküler yan etkilerini
değerlendirmek idi. 38 akne vulgarisli hastaya toplam dört ay
boyunca 1 mg/kg/gün dozunda sistemik izotretinoin verildi. Tedavinin
başlangıcında ve bitiminde hastalar, ilacın etkinliği yönünden global
akne derecelendirme sistemi (GADS) kullanılarak değerlendirildi.
Başlangıçta, ikinci ayda ve dördüncü ayda oftalmolojik muayeneleri
yapıldı ve subjektif şikayetleri kaydedildi. Biyomikroskobik muayene,
fundus muayenesi, Schirmer 1 testi, anestezili Schirmer testi,
gözyaşı kırılma zamanı testi yapıldı. Tedavinin başlangıcında
30,65±4,74 olan GADS puanı, tedavinin bitiminde 1,26±3,78 olarak
saptandı. Tedavinin ikinci ayında 24 hastada (%63,15) subjektif göz
şikayetleri tespit edildi. Tedavinin dördüncü ayında ise ikinci ayda
şikayeti olmayan 14 hastanın 11’inde göz şikayeti oldu. Tedavi
süresince Schirmer 1, anestezili Schirmer ve gözyaşı kırılma zamanı
testlerinde anlamlı bir azalma tespit edildi. İzotretinoin tedavisi
planlanan hastaların tedavinin başlangıcında ve tedavi süresince
oküler şikayetler ve yan etkiler açısından en az bir kere oftalmolojik
muayenelerinin yapılmasının faydalı olacağı düşüncesindeyiz.</jats:p>
        </jats:abstract>
        <publication_date media_type="online">
          <month>8</month>
          <day>13</day>
          <year>2018</year>
        </publication_date>
        <pages>
          <first_page>108</first_page>
          <last_page>110</last_page>
        </pages>
        <doi_data>
          <doi>
          </doi>
          <resource>https://selcukmedj.org/tr-tr/akne-vulgarisli-hastalarda-sistemik-izotretinoin-in-okuler-yan-etkilerinin-arastirilmasi-tr-3958/</resource>
          <collection property="crawler-based">
            <item crawler="iParadigms">
              <resource>https://app.selcukmedj.org/uploads/makale-pdf/SUTD-600..pdf</resource>
            </item>
          </collection>
        </doi_data>
      </journal_article>
      <journal_article publication_type="full_text" metadata_distribution_opts="any">
        <titles>
          <title>Endoskopik Retrograt Kolanjiopankreatikografi
Deneyimlerimiz</title>
        </titles>
        <contributors>
          <person_name contributor_role="author" sequence="first" language="tr-tr">
            <given_name>MUSTAFA</given_name>
            <surname>ŞAHİN</surname>
            <ORCID>
            </ORCID>
          </person_name>
          <person_name contributor_role="author" sequence="additional" language="tr-tr">
            <given_name>HÜSEYİN</given_name>
            <surname>YILMAZ</surname>
            <ORCID>
            </ORCID>
          </person_name>
          <person_name contributor_role="author" sequence="additional" language="tr-tr">
            <given_name>HÜSNÜ</given_name>
            <surname>ALPTEKİN</surname>
            <ORCID>
            </ORCID>
          </person_name>
          <person_name contributor_role="author" sequence="additional" language="tr-tr">
            <given_name>MEHMET</given_name>
            <surname>KAFALI</surname>
            <ORCID>
            </ORCID>
          </person_name>
          <person_name contributor_role="author" sequence="additional" language="tr-tr">
            <given_name>İLHAN</given_name>
            <surname>ECE</surname>
            <ORCID>
            </ORCID>
          </person_name>
          <person_name contributor_role="author" sequence="additional" language="tr-tr">
            <given_name>FAHRETTİN</given_name>
            <surname>ACAR</surname>
            <ORCID>
            </ORCID>
          </person_name>
        </contributors>
        <jats:abstract>
          <jats:p>Endoskopik retrograt kolanjiyopankreatografi (ERKP),
hepatobiliyer ve pankreas hastalıklarının tanı ve tedavisinde önemli
bir yere sahiptir. Bu çalışmada bir genel cerrahi endoskopi ünitesinin
3 yıllık deneyimi paylaşılmaktadır. Şubat 2010-Mart 2013 arasında
200 hastada yapılan 242 ERKP’nin kayıtları retrospektif olarak
değerlendirildi. Yaş dağılımı 19-84 arasında idi (ortalama 47,3 yıl) ve
116 hasta (%58) kadındı. En sık endikasyon tıkanma sarılığı ve/veya
yüksek serum bilirübin düzeyi idi (159 hasta, %79,5). Ortalama ERKP
süresi 16,5 dakika idi (5-55 dk.). 38 hastada ERKP tekrarı (%19)
gerekti ve kanülasyon 185 hastada (%92,5) başarılıydı. Endoskopik
sfinkterotomi 177 hastada (%88,5), biliyer balon uygulaması 156’inde
(%78,3) ve taş çıkarılması 144’ünde (%72) uygulandı. Komplikasyon
8 hastada (%4) ortaya çıktı ve en sık komplikasyon akut pankreatit
idi (4 hasta, %2). Bu seride işleme bağlı mortalite görülmedi. ERKP
mortalite riski ve morbidite ilişkisine rağmen, hepatobiliyer ve
pankreas hastalıklarının tanı ve tedavisinde güvenilir bir yöntemdir.</jats:p>
        </jats:abstract>
        <publication_date media_type="online">
          <month>8</month>
          <day>13</day>
          <year>2018</year>
        </publication_date>
        <pages>
          <first_page>111</first_page>
          <last_page>114</last_page>
        </pages>
        <doi_data>
          <doi>
          </doi>
          <resource>https://selcukmedj.org/tr-tr/endoskopik-retrograt-kolanjiopankreatikografideneyimlerimiz-tr-3959/</resource>
          <collection property="crawler-based">
            <item crawler="iParadigms">
              <resource>https://app.selcukmedj.org/uploads/makale-pdf/SUTD-606..pdf</resource>
            </item>
          </collection>
        </doi_data>
      </journal_article>
      <journal_article publication_type="full_text" metadata_distribution_opts="any">
        <titles>
          <title>Sağlık Kurulu Raporlarına Göre Diyarbakır Bölgesindeki
Görme Kaybının Sebepleri</title>
        </titles>
        <contributors>
          <person_name contributor_role="author" sequence="first" language="tr-tr">
            <given_name>HARUN</given_name>
            <surname>YÜKSEL</surname>
            <ORCID>
            </ORCID>
          </person_name>
          <person_name contributor_role="author" sequence="additional" language="tr-tr">
            <given_name>ALPARSLAN</given_name>
            <surname>ŞAHİN</surname>
            <ORCID>
            </ORCID>
          </person_name>
          <person_name contributor_role="author" sequence="additional" language="tr-tr">
            <given_name>ABDULLAH</given_name>
            <surname>CİNGÜ</surname>
            <ORCID>
            </ORCID>
          </person_name>
          <person_name contributor_role="author" sequence="additional" language="tr-tr">
            <given_name>FATİH</given_name>
            <surname>TÜRKÇÜ</surname>
            <ORCID>
            </ORCID>
          </person_name>
          <person_name contributor_role="author" sequence="additional" language="tr-tr">
            <given_name>YASİN</given_name>
            <surname>ÇINAR</surname>
            <ORCID>
            </ORCID>
          </person_name>
          <person_name contributor_role="author" sequence="additional" language="tr-tr">
            <given_name>ZEYNEP</given_name>
            <surname>ÖZKURT</surname>
            <ORCID>
            </ORCID>
          </person_name>
          <person_name contributor_role="author" sequence="additional" language="tr-tr">
            <given_name>AHMET</given_name>
            <surname>YILMAZ</surname>
            <ORCID>
            </ORCID>
          </person_name>
          <person_name contributor_role="author" sequence="additional" language="tr-tr">
            <given_name>MUHAMMED</given_name>
            <surname>ŞAHİN</surname>
            <ORCID>
            </ORCID>
          </person_name>
        </contributors>
        <jats:abstract>
          <jats:p>Diyarbakır ve çevre illerden görme kaybı sebebiyle sağlık kuruluna
başvuran hastaların görme kaybının etiyolojik ve anatomik olarak
değerlendirmesi. Mayıs 2011-Nisan 2013 tarihleri arasında Dicle
Üniversitesi Araştırma hastanesi sağlık kurulu başkanlığına herhangi
bir sistemik hastalığı olmaksızın yalnızca az görme sebebiyle özür
raporu almak için başvuran hastaların kayıtları retrospektif olarak
tarandı. Hastaların demografik özellikleri, düzeltmesiz ve düzeltmeli
en iyi görme keskinliklerini içeren bilgileri kaydedildi. Düzeltmeli en
iyi görme keskinlikleri 0,5’ten düşük olanlar Dünya Sağlık Örgütü’
nün görme kaybı sınıflandırmasına göre 4 gruba ayrıldı. Grup 1
(düzeltmeli en iyi görme keskinlikleri &lt;0,05) değerlendirmeye alındı.
Hastaların görme kaybı çift taraflı ve tek taraflı körlük olarak 2
gruba ayrıldı. Körlük etiyolojileri kornea ve ön segment patolojileri,
retina hastalıkları, optik disk hastalıkları, simülasyon varlığı, glob /
refraksiyon ilgili bozukluklar olarak 5 gruba ayrıldı. Çalışmaya 167
hasta alındı. Hastaların 88’inin (% 52,6) çift taraflı, 79‘unun (%
47,4) tek taraflı körlüğü vardı. Çift taraflı körlüğün en sık sebebini
retina hastalıkları oluşturmaktaydı. Bu grubun içinde 15 hastayla
retinitis pigmentosa ilk sırada idi. Tek taraflı körlüğün en sık sebebi
kornea ve ön segment patolojileri idi. Bu grupta 11 hastayla katarakt/
konjenital katarakt en sık alt grubu oluşturmaktaydı. İkinci en sık
sebep olarak travma ve refraksiyonla ilgili bozukluklar idi. Diyarbakır
ve çevre illerinden görme kaybı sebebiyle sağlık kuruluna başvuran
hastalarda en sık etiyolojinin retina hastalıkları özellikle de herediter
retina distrofileri olduğunu saptadık. Bunun yakın akraba evliliğinden
kaynaklanabileceğini düşünmekteyiz. Halkın bilinçlendirilmesi ve
travmanın önlenmesi bu sonuçlara maruz kalmayı azaltabilir.</jats:p>
        </jats:abstract>
        <publication_date media_type="online">
          <month>8</month>
          <day>13</day>
          <year>2018</year>
        </publication_date>
        <pages>
          <first_page>115</first_page>
          <last_page>117</last_page>
        </pages>
        <doi_data>
          <doi>
          </doi>
          <resource>https://selcukmedj.org/tr-tr/saglik-kurulu-raporlarina-gore-diyarbakir-bolgesindekigorme-kaybinin-sebepleri-tr-3960/</resource>
          <collection property="crawler-based">
            <item crawler="iParadigms">
              <resource>https://app.selcukmedj.org/uploads/makale-pdf/SUTD-584..pdf</resource>
            </item>
          </collection>
        </doi_data>
      </journal_article>
      <journal_article publication_type="full_text" metadata_distribution_opts="any">
        <titles>
          <title>Çocuk Ve Ergen Psikiyatrisi Polikliniğine Başvuran Hastalarda Tanı Dağılımları</title>
        </titles>
        <contributors>
          <person_name contributor_role="author" sequence="first" language="tr-tr">
            <given_name>SERHAT</given_name>
            <surname>TÜRKOĞLU</surname>
            <ORCID>
            </ORCID>
          </person_name>
        </contributors>
        <jats:abstract>
          <jats:p>Bu araştırmada çocuk ve ergen psikiyatrisi polikliniğine başvuran
hastaların tanı dağılımlarının saptanması amaçlanmıştır. Ordu
Devlet Hastanesi, Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Bölümüne Ocak
2012-Nisan 2013 tarihleri arasında başvuran 2109 hastanın dosyaları
geriye dönük olarak incelenmiştir. Olguların daha çok erkek olduğu
(%59.6) ve 7-18 yaş grubu çocuk ve ergenlerden (%78.6) oluştuğu
saptanmıştır. Başvuran olguların %74.8’sine bir ya da birden çok
tanı konmuştur, 0-6 yaş arası olgularda tanı konma oranının %44.8,
7-11 yaş arası olgularda %84.6, 12-18 yaş arası olgularda %80.3
olduğu saptanmıştır. Olguların %9.7’sinin birden fazla tanı aldığı
saptanmıştır. Eştanı saptanma oranının en sık dikkat eksikliği
hiperaktivite bozukluğu (DEHB) grubunda olduğu belirlenmiştir. En
sık saptanan tanılar, sırasıyla DEHB, depresyon, yaygın anksiyete
bozukluğu, enürezis ve zeka geriliğidir. Tanıların cinsiyete göre
dağılımı değerlendirildiğinde, erkek çocuklarda en sık DEHB,
enürezis, depresyon, yaygın anksiyete bozukluğu, zeka geriliği;
kızlarda ise DEHB, depresyon, yaygın anksiyete bozukluğu, enürezis,
zeka geriliği tanısının olduğu saptanmıştır. Çalışmamızda en sık
saptanan tanılar dışavurum bozuklukları olmakla birlikte, cinsiyetler
arası farklılıklar gözlenmektedir. Eştanı oranı da dikkate değer
düzeyde saptanmıştır. Eştanıların birlikteliğinde hastalığın şiddeti
daha ağır olmakta, psikososyal işlevsellikte daha ciddi bozulmalar
görülmektedir. Hangi tanıların daha sık olduğunun bilinmesi, yaş
grupları ve cinsiyetler arası tanı farklılıklarının belirlenmesi, çocuk
ve ergen psikiyatrisi poliklinik hizmetlerinin iyileştirilmesine katkıda
bulunacaktır</jats:p>
        </jats:abstract>
        <publication_date media_type="online">
          <month>8</month>
          <day>13</day>
          <year>2018</year>
        </publication_date>
        <pages>
          <first_page>118</first_page>
          <last_page>122</last_page>
        </pages>
        <doi_data>
          <doi>
          </doi>
          <resource>https://selcukmedj.org/tr-tr/cocuk-ve-ergen-psikiyatrisi-poliklinigine-basvuran-hastalarda-tani-dagilimlari-tr-3961/</resource>
          <collection property="crawler-based">
            <item crawler="iParadigms">
              <resource>https://app.selcukmedj.org/uploads/makale-pdf/SUTD-610..pdf</resource>
            </item>
          </collection>
        </doi_data>
      </journal_article>
      <journal_article publication_type="full_text" metadata_distribution_opts="any">
        <titles>
          <title>Total Laparoskopik Histerektomi Olgularımızın
Değerlendirilmesi</title>
        </titles>
        <contributors>
          <person_name contributor_role="author" sequence="first" language="tr-tr">
            <given_name>OSMAN</given_name>
            <surname>BALCI</surname>
            <ORCID>
            </ORCID>
          </person_name>
        </contributors>
        <jats:abstract>
          <jats:p>Bu prospektif çalışmanın amacı, kliniğimizde total
laparoskopik histerektomi (TLH) yapılan vakalarımızın sonuçlarını
değerlendirmektir. Benign veya malign hastalıklar nedeniyle Ocak
2013 ve Nisan 2014 arasında TLH uygulanan 41 olgu prospektif
olarak değerlendirildi. Operasyonda rijid enstrümanlar olarak 10
mm teleskop ve gelişmiş bipolar enerji modaliteleri kullanılmıştır.
İlk olarak 10 mm trokar subumbilikal 1 cm’lik kesiden direk olarak
yerleştirildi. Abdominal kaviteye 3-4 litre CO2 insuflasyonunu takiben
laparoskop yerleştirildi. Batının sağ ve sol avasküler alt kadranlarına
ikinci ve üçüncü kesiler yapıldı ve bu kesilerden 5 mm trokarlar
yerleştirildi. Uterus manipülasyonu için Rumi® II uterin manuplator
kullanıldı. Uterus vajinal yoldan çıkarıldı, gerekli görüldüğünde
intrakorporeal myomektomi ve morselasyon işlemi yapıldı. Vajinal
kafın kapatılmasında 0 numara vicryl kullanıldı. Tüm hastalarda
sağ ve sol uterosakral ve kardinal ligamentlerden sütür geçildi. Tüm
operasyonlar aynı cerrah tarafından yapılmıştır. Hastaların; ortalama
yaşı, vücut kitle indeksleri (VKİ), operasyon süresi, kan kaybı miktarı,
komplikasyon oranları ve ameliyat sonrası hastanede kalış süreleri
değerlendirildi. Histerektomi endikasyonları olarak; 16 myoma uteri,
6 medikal tedaviye dirençli anormal uerine kanama, 5 benign over
kisti, 4 adenomyozis, 3 myom uteri + over kisti, 2 endometrial polip,
2 endometrioma, 2 endometrial hiperplazi ve 1 erken evre serviks
kanseri bulunmaktaydı. Hastaların ortalama yaşı 47.5 (30-68),
ortalama VKİ 30.2 (24-44), ortalama spesimen ağırlığı 215.9 (90-
650 gr), ortalama operasyon süresi 107.9 (60-210 dk), ortalam kan
kaybı 81.1 (30-300 ml), ortalama preoperatif hemoglobin (Hb) değeri
12.5±0.9 gr/dl, postoperatif Hb değeri 11.5±0.8 gr/dl ve ortalama
hastanede kalış süresi 2.5 gün (2-4 gün) idi. İntraoperatif olarak
herhangi bir komplikasyon olmadı. Geç postoperatif komplikasyon
olarak 2 olguda vajinal kaf enfeksiyonu gelişti. Total laparoskopik
histerektomi jinekolojik hastalıklar için güvenli ve uygun bir
yöntemdir. En iyi sonuçları elde etmek için hastaların dikkatli seçimi
çok önemlidir.</jats:p>
        </jats:abstract>
        <publication_date media_type="online">
          <month>8</month>
          <day>13</day>
          <year>2018</year>
        </publication_date>
        <pages>
          <first_page>123</first_page>
          <last_page>125</last_page>
        </pages>
        <doi_data>
          <doi>
          </doi>
          <resource>https://selcukmedj.org/tr-tr/total-laparoskopik-histerektomi-olgularimizindegerlendirilmesi-tr-3962/</resource>
          <collection property="crawler-based">
            <item crawler="iParadigms">
              <resource>https://app.selcukmedj.org/uploads/makale-pdf/SUTD-623..pdf</resource>
            </item>
          </collection>
        </doi_data>
      </journal_article>
      <journal_article publication_type="full_text" metadata_distribution_opts="any">
        <titles>
          <title>Safra Kesesi Agenezisi; Nadir Bir Konjenital Hastalık</title>
        </titles>
        <contributors>
          <person_name contributor_role="author" sequence="first" language="tr-tr">
            <given_name>TEVFİK</given_name>
            <surname>KÜÇÜKKARTALLAR</surname>
            <ORCID>
            </ORCID>
          </person_name>
          <person_name contributor_role="author" sequence="additional" language="tr-tr">
            <given_name>Ahmet</given_name>
            <surname>TEKİN</surname>
            <ORCID>
            </ORCID>
          </person_name>
          <person_name contributor_role="author" sequence="additional" language="tr-tr">
            <given_name>ADİL</given_name>
            <surname>KARTAL</surname>
            <ORCID>
            </ORCID>
          </person_name>
          <person_name contributor_role="author" sequence="additional" language="tr-tr">
            <given_name>MURAT</given_name>
            <surname>ÇAKIR</surname>
            <ORCID>
            </ORCID>
          </person_name>
        </contributors>
        <jats:abstract>
          <jats:p>Safra kesesi agenezisi toplumda 10000’de 1-2 arasında görülen
nadir konjenital anomalidir. Olgular üst karın ağrısı gibi biliyer tip
bulgularla karşımıza çıkabilirler. Ultrason biliyer semptomlar için
ilk tercih edilecek görüntüleme yöntemidir. Ancak ultrasonografi ile
safra kesesi agenezisini sıklıkla yanlış yorumlanır. Laparoskopik
cerrahi esnasında teşhis edilen safra kesesi agenezisi ve safra
yolları amomalisini olan olguyu sunduk. Sonuç olarak birçok hastanın
tanısı laparoskopi sonrası açık cerrahi kolesistektomi esnasında
safra kesesinin olmaması ile teşhis edilir. Laparoskopi esnasında
safra kesesi agenezisinden şüphelenildiğinde açık cerrahi prosedüre
geçmek gereksizdir. Aksi halde biliyer kanal yaralanması ile birlikte
artmış mortalite ve morbititeye neden olunabilir.</jats:p>
        </jats:abstract>
        <publication_date media_type="online">
          <month>8</month>
          <day>13</day>
          <year>2018</year>
        </publication_date>
        <pages>
          <first_page>126</first_page>
          <last_page>127</last_page>
        </pages>
        <doi_data>
          <doi>
          </doi>
          <resource>https://selcukmedj.org/tr-tr/safra-kesesi-agenezisi-nadir-bir-konjenital-hastalik-tr-3963/</resource>
          <collection property="crawler-based">
            <item crawler="iParadigms">
              <resource>https://app.selcukmedj.org/uploads/makale-pdf/SUTD-424..pdf</resource>
            </item>
          </collection>
        </doi_data>
      </journal_article>
      <journal_article publication_type="full_text" metadata_distribution_opts="any">
        <titles>
          <title>Tanımız Gerçekten Krup Mu?</title>
        </titles>
        <contributors>
          <person_name contributor_role="author" sequence="first" language="tr-tr">
            <given_name>ASLIHAN</given_name>
            <surname>ADABALI</surname>
            <ORCID>
            </ORCID>
          </person_name>
          <person_name contributor_role="author" sequence="additional" language="tr-tr">
            <given_name>MEHMET</given_name>
            <surname>ERYILMAZ</surname>
            <ORCID>
            </ORCID>
          </person_name>
          <person_name contributor_role="author" sequence="additional" language="tr-tr">
            <given_name>VESİLE</given_name>
            <surname>ENERGİN</surname>
            <ORCID>
            </ORCID>
          </person_name>
          <person_name contributor_role="author" sequence="additional" language="tr-tr">
            <given_name>SEVGİ</given_name>
            <surname>PEKCAN</surname>
            <ORCID>
            </ORCID>
          </person_name>
        </contributors>
        <jats:abstract>
          <jats:p>Krup,öksürük, ses kısıklığı ,inspiratuar stridor ve havlar tarzda
öksürükle karakterize bir sendromdur ve obstrüksiyonun derecesine
göre değişik şiddetde solunum sıkıntısıyla gözükür. Yabancı cisim
aspirasyonları, retrofarengeal apse, bakteriyel trakeit ve epiglottit de
krup benzeri akut solunum yolu obstrüksiyon nedenlerindendir. Bu
vakada acil servise bi fazik stridoru olan, solunum sesleri azalmış,
akciğer grafisinde havalanma artışı olan bir hasta sunuldu. Medikal
tedaviye cevap vermediği için 3 yaşındaki bu çocuğa laringoskop
uygulandı ve vokal kord düzeyinde bir adet karanfil bulundu.</jats:p>
        </jats:abstract>
        <publication_date media_type="online">
          <month>8</month>
          <day>13</day>
          <year>2018</year>
        </publication_date>
        <pages>
          <first_page>128</first_page>
          <last_page>130</last_page>
        </pages>
        <doi_data>
          <doi>
          </doi>
          <resource>https://selcukmedj.org/tr-tr/tanimiz-gercekten-krup-mu-tr-3964/</resource>
          <collection property="crawler-based">
            <item crawler="iParadigms">
              <resource>https://app.selcukmedj.org/uploads/makale-pdf/SUTD-444..pdf</resource>
            </item>
          </collection>
        </doi_data>
      </journal_article>
      <journal_article publication_type="full_text" metadata_distribution_opts="any">
        <titles>
          <title>Egzersiz Dispnesinin Nadir Bir Nedeni: Swyer-James Sendromu</title>
        </titles>
        <contributors>
          <person_name contributor_role="author" sequence="first" language="tr-tr">
            <given_name>YUSUF</given_name>
            <surname>AYDEMİR</surname>
            <ORCID>
            </ORCID>
          </person_name>
        </contributors>
        <jats:abstract>
          <jats:p>Swyer-James Sendromu, tek taraflı saydamlık artışı, etkilenen
bölgede vasküler yapıların azlığı ve küçük hilus gölgesi ile
karakterize nadir bir akciğer hastalığıdır. Genellikle asemptomatik
olmakla birlikte, sık tekrarlayan akciğer enfeksiyonu, egzersiz
dispnesi ve hemoptizi gibi belirtiler de olabilir. 23 yaşında erkek
hasta egzersizle oluşan nefes darlığı şikâyeti ile başvurdu. Fizik
muayenesinde, sol hemitoraksda solunum sesleri azalmıştı. Akciğer
grafisinde; sol orta ve alt zonda daha belirgin olan saydamlık artışı,
mediastende sola kayma ve küçük hilus gölgesi izlendi. Ventilasyonperfüzyon
sintigrafisinde uyumlu defekt alanları belirlendi. Akciğer
grafisi ile tanı konulabildiği halde, nadir görülmesi nedeni ile akla
getirilmeyen Swyer-James Sendromu tanısı konulan hasta, literatür
bilgileri eşliğinde sunuldu.</jats:p>
        </jats:abstract>
        <publication_date media_type="online">
          <month>8</month>
          <day>13</day>
          <year>2018</year>
        </publication_date>
        <pages>
          <first_page>131</first_page>
          <last_page>133</last_page>
        </pages>
        <doi_data>
          <doi>
          </doi>
          <resource>https://selcukmedj.org/tr-tr/egzersiz-dispnesinin-nadir-bir-nedeni-swyer-james-sendromu-tr-3965/</resource>
          <collection property="crawler-based">
            <item crawler="iParadigms">
              <resource>https://app.selcukmedj.org/uploads/makale-pdf/SUTD-426..pdf</resource>
            </item>
          </collection>
        </doi_data>
      </journal_article>
      <journal_article publication_type="full_text" metadata_distribution_opts="any">
        <titles>
          <title>Sezaryen Skarında Endometriozis: 6 Olgunun Literatür
Eşliğinde Değerlendirilmesi</title>
        </titles>
        <contributors>
          <person_name contributor_role="author" sequence="first" language="tr-tr">
            <given_name>SİBEL</given_name>
            <surname>HAKVERDİ</surname>
            <ORCID>
            </ORCID>
          </person_name>
          <person_name contributor_role="author" sequence="additional" language="tr-tr">
            <given_name>MUHYİTTİN</given_name>
            <surname>TEMİZ</surname>
            <ORCID>
            </ORCID>
          </person_name>
          <person_name contributor_role="author" sequence="additional" language="tr-tr">
            <given_name>MEHMET</given_name>
            <surname>YALDIZ</surname>
            <ORCID>
            </ORCID>
          </person_name>
          <person_name contributor_role="author" sequence="additional" language="tr-tr">
            <given_name>SEÇKİN</given_name>
            <surname>AKKÜÇÜK</surname>
            <ORCID>
            </ORCID>
          </person_name>
          <person_name contributor_role="author" sequence="additional" language="tr-tr">
            <given_name>TÜMAY</given_name>
            <surname>ÖZGÜR</surname>
            <ORCID>
            </ORCID>
          </person_name>
        </contributors>
        <jats:abstract>
          <jats:p>Endometriozis normal endometrial dokunun uterus dışında
görülmesidir. Skar endometriozisi en sık karın duvarına yapılan
obstetrik ve jinekolojik cerrahi işlemlerden sonra ortaya çıkan genel
cerrahlar tarafından ayırıcı tanıda ön planda pek düşünülmeyen, nadir
görülen jinekolojik patolojidir. Genel Cerrahi polikliniğine 2008-2012
yılları arasında abdominal kitle şikayeti ile başvuran, kitleleri total
eksize edilmiş ve patoloji laboratuvarında skar endometriozisi tanısı
almış altı olguya ait klinik, radyolojik ve patolojik veriler retrospektif
olarak değerlendirildi. Bu hastaların başvuru semptomları farklı idi;
dördü siklik dönemde artan ağrı ve şişlik ile karakterize, ikisi ise nonspesifik
özellikli abdominal duvarda insizyon skarı bölgesinde kitle
şikayeti ile Genel Cerrahi polikliniğine başvurdu. Tüm kitleler total
eksize edildi ve patoloji laboratuarında skar endometriozisi tanısı
aldı. Genel Cerrahi polikliniğine abdominal insizyon skarı lojunda
kitle şikayeti ile başvuran bayan hastalarda jinekolojik bir patoloji
olan endometriozis ayırıcı tanıda düşünülmelidir.</jats:p>
        </jats:abstract>
        <publication_date media_type="online">
          <month>8</month>
          <day>13</day>
          <year>2018</year>
        </publication_date>
        <pages>
          <first_page>134</first_page>
          <last_page>136</last_page>
        </pages>
        <doi_data>
          <doi>
          </doi>
          <resource>https://selcukmedj.org/tr-tr/sezaryen-skarinda-endometriozis-6-olgunun-literaturesliginde-degerlendirilmesi-tr-3966/</resource>
          <collection property="crawler-based">
            <item crawler="iParadigms">
              <resource>https://app.selcukmedj.org/uploads/makale-pdf/SUTD-451..pdf</resource>
            </item>
          </collection>
        </doi_data>
      </journal_article>
      <journal_article publication_type="full_text" metadata_distribution_opts="any">
        <titles>
          <title>Yenidoğanda Çok Uzun Zincirli Yağ Asidi Dehidrogenaz
Eksikliği</title>
        </titles>
        <contributors>
          <person_name contributor_role="author" sequence="first" language="tr-tr">
            <given_name>BİRGÜL</given_name>
            <surname>SAY</surname>
            <ORCID>
            </ORCID>
          </person_name>
          <person_name contributor_role="author" sequence="additional" language="tr-tr">
            <given_name>NURDAN</given_name>
            <surname>URAS</surname>
            <ORCID>
            </ORCID>
          </person_name>
          <person_name contributor_role="author" sequence="additional" language="tr-tr">
            <given_name>UĞUR</given_name>
            <surname>DİLMEN</surname>
            <ORCID>
            </ORCID>
          </person_name>
          <person_name contributor_role="author" sequence="additional" language="tr-tr">
            <given_name>NİLÜFER</given_name>
            <surname>GÜZOĞLU</surname>
            <ORCID>
            </ORCID>
          </person_name>
        </contributors>
        <jats:abstract>
          <jats:p>Çok uzun zincirli yağ asidi dehidrogenaz (VLCAD) eksikligi
mitokondriyal yağ asidi oksidasyon bozukluğu olup otozomal
resesif geçis gösterir. Tandem kütle spektrometri ile plazmada
yükselmiş açil karnitinlerin artışının gösterilmesiyle VLCAD tanısına
yönlenilebilir. Bu yazıda, annesinde gebelikte HELLP sendromu olan
ve 15 günlükken periferik dolaşım bozukluğu, hipotoni ve izleminde
metabolik asidoz, dilate kardiyomiyopati gelişen VLCAD eksikliği
tanısı almış bir olgu sunulmaktadır.</jats:p>
        </jats:abstract>
        <publication_date media_type="online">
          <month>8</month>
          <day>13</day>
          <year>2018</year>
        </publication_date>
        <pages>
          <first_page>137</first_page>
          <last_page>138</last_page>
        </pages>
        <doi_data>
          <doi>
          </doi>
          <resource>https://selcukmedj.org/tr-tr/yenidoganda-cok-uzun-zincirli-yag-asidi-dehidrogenazeksikligi-tr-3967/</resource>
          <collection property="crawler-based">
            <item crawler="iParadigms">
              <resource>https://app.selcukmedj.org/uploads/makale-pdf/SUTD-481..pdf</resource>
            </item>
          </collection>
        </doi_data>
      </journal_article>
      <journal_article publication_type="full_text" metadata_distribution_opts="any">
        <titles>
          <title>Akciğerdeki Dev Büllöz Oluşumla Birlikte Görülen Bir
Trakeobronşial Yabancı Cisim</title>
        </titles>
        <contributors>
          <person_name contributor_role="author" sequence="first" language="tr-tr">
            <given_name>BURHAN</given_name>
            <surname>APİLİOĞULLARI</surname>
            <ORCID>
            </ORCID>
          </person_name>
          <person_name contributor_role="author" sequence="additional" language="tr-tr">
            <given_name>SAMİ</given_name>
            <surname>CERAN</surname>
            <ORCID>
            </ORCID>
          </person_name>
        </contributors>
        <jats:abstract>
          <jats:p>Akciğerin karşılaşılan önemli hastalıklarından olan büllöz akciğer
hastalığı, çoğunlukla paraseptal amfizemle birlikte görünmektedir.
Bu hastalık çoğunlukla akciğer lobulusları arasındaki septumlara
komşu olan lobulus dış bölümünü tutar. Genellikle sigara içenlerde ve
üst loblarda görülür. Bu hastalar spontan pnömotoraks ile karşımıza
çıkabilirler. Bronşial sistemde görülen yabancı cisimler ise daha
çok çocukluk çağında karşımıza çıkan netice ve komplikasyonları
açısından oldukça önemli bir durumdur. Çıkartılmayan uzun süre
bronş içinde kalan yabancı cisimler bronş stenozu, abse, bronşektazi
gibi komplikasyonlara neden olabilirler. Bizim vakamız spontan
pnömotoraks ile başvurmuş olan kronik sigara içicisi olan bir
hastaydı. Hastada alt lobları tutan bilateral dev büller tespit edildi.
Operasyona alınan hastanın sağ alt lob distalinde tamamen bül
formasyonu gelişmiş olan segment komşuluğunda organize olmuş
yabancı cisime rastlandı. Bronşial obstrüksiyon yapan etkenler
check-valve mekanizması ve inflamatuar süreçte Proteolitik –
antiproteolitik dengenin bozulmasına yol açabilirler. Bu durum
akciğer hasarına ya da var olan hasarın artmasına neden olabilir.
Büllerin normal lokalizasyonu dışında alt loblarda yerleşmiş olması
ve hastada intrapulmoner bir yabancı cismin bulunmuş olması, büllöz
hastalıklarda karşılaşılan nadir bir birlikteliktir.</jats:p>
        </jats:abstract>
        <publication_date media_type="online">
          <month>8</month>
          <day>13</day>
          <year>2018</year>
        </publication_date>
        <pages>
          <first_page>139</first_page>
          <last_page>141</last_page>
        </pages>
        <doi_data>
          <doi>
          </doi>
          <resource>https://selcukmedj.org/tr-tr/akcigerdeki-dev-bulloz-olusumla-birlikte-gorulen-birtrakeobronsial-yabanci-cisim-tr-3968/</resource>
          <collection property="crawler-based">
            <item crawler="iParadigms">
              <resource>https://app.selcukmedj.org/uploads/makale-pdf/SUTD-477..pdf</resource>
            </item>
          </collection>
        </doi_data>
      </journal_article>
      <journal_article publication_type="full_text" metadata_distribution_opts="any">
        <titles>
          <title>Çekum Divertikülit Perforasyonuyla Eş Zamanlı Retroçekal Apandisit</title>
        </titles>
        <contributors>
          <person_name contributor_role="author" sequence="first" language="tr-tr">
            <given_name>YILDIRAY</given_name>
            <surname>DAL</surname>
            <ORCID>
            </ORCID>
          </person_name>
          <person_name contributor_role="author" sequence="additional" language="tr-tr">
            <given_name>FERİDUN</given_name>
            <surname>KOYUNCU</surname>
            <ORCID>
            </ORCID>
          </person_name>
          <person_name contributor_role="author" sequence="additional" language="tr-tr">
            <given_name>KAZIM</given_name>
            <surname>GEMİCİ</surname>
            <ORCID>
            </ORCID>
          </person_name>
        </contributors>
        <jats:abstract>
          <jats:p>Olgumuz apandisit ön tanısı konulan ancak ameliyatta çekum
divertikül perforasyonuyla karşılaştığımız bir vakaydı. Ayrıca
diseksiyona devam edildiğinde retroçekal subseröz yerleşimli
apandisit tespit edildi. Nadir görülen lokalizasyondaki bir apandisitin
aynı anda çekum divertikül komplikasyonu tespit edilen hastalarda
gözden kaçabileceğini vurgulamak için bu vakayı sunmak istedik.
Çekum divertikülleri nadir görülen bir lezyon olmakla birlikte
komplikasyon geliştiği zaman, semptomları akut apandisit ile
benzerlik gösterdiğinden dolayı tanı ve tedavi açısından bazı
zorluklarla karşılaşılır. Fizik muayene ile akut apandisitten hemen
hemen hiç ayırt edilemez ve radyolojik görüntüleme yöntemleri de
çoğu kez yetersizdir. Bu nedenle tanı genellikle ameliyat sırasında
konulur. Akut apandisit, akut batının en sık sebeplerinden birisidir.
Apendektomi de karın içi acil cerrahi müdahaleler arasında en fazla
yapılan ameliyattır. Akut apandisit tanısında iyi alınan bir anamnez
ile yapılacak dikkatli ve iyi bir fizik muayene oldukça önemlidir.
Bunun yanı sıra çeşitli laboratuvar ve görüntüleme tekniklerinden
de yararlanılabilir. Apendiks farklı lokalizasyonlarda yerleşmesine
rağmen retroçekal bölge bunlar içerisinde nadir görülen alanlardan
birisidir. Sağ alt kadran ağrısıyla acil servise başvuran hastalarda
başta apandisit olmak üzere hastanın yaş ve cinsiyetine göre birçok
hastalık akla gelmelidir. Bu hastalıkların aynı anda bulunabileceği
ve dolayısıyla ameliyat sırasında eksplorasyonun eksiksiz yapılması
gerekmektedir.</jats:p>
        </jats:abstract>
        <publication_date media_type="online">
          <month>8</month>
          <day>13</day>
          <year>2018</year>
        </publication_date>
        <pages>
          <first_page>142</first_page>
          <last_page>144</last_page>
        </pages>
        <doi_data>
          <doi>
          </doi>
          <resource>https://selcukmedj.org/tr-tr/cekum-divertikulit-perforasyonuyla-es-zamanli-retrocekal-apandisit-tr-3969/</resource>
          <collection property="crawler-based">
            <item crawler="iParadigms">
              <resource>https://app.selcukmedj.org/uploads/makale-pdf/SUTD-453..pdf</resource>
            </item>
          </collection>
        </doi_data>
      </journal_article>
    </journal>
  </body>
</doi_batch>