<doi_batch xmlns="http://www.crossref.org/schema/4.3.6" xmlns:xsi="http://www.w3.org/2001/XMLSchema-instance" xmlns:jats="http://www.ncbi.nlm.nih.gov/JATS1" xmlns:ai="http://www.crossref.org/AccessIndicators.xsd" version="4.3.6" schemaLocation="http://www.crossref.org/schema/4.3.6 https://www.crossref.org/schemas/crossref4.3.6.xsd">
  <head>
    <doi_batch_id>20180813170928</doi_batch_id>
    <timestamp>20180813170928</timestamp>
    <depositor>
      <depositor_name>Selcuk Medical Journal</depositor_name>
      <email_address>sinandemircioglumd@gmail.com</email_address>
    </depositor>
    <registrant>Prof. Dr. Sinan DEMİRCİOĞLU</registrant>
  </head>
  <body>
    <journal>
      <journal_metadata>
        <full_title>Selcuk Medical Journal</full_title>
        <abbrev_title>Selcuk Med J</abbrev_title>
        <issn media_type="electronic">2149-8059</issn>
        <issn media_type="print">1017-6616</issn>
      </journal_metadata>
      <journal_issue>
        <publication_date media_type="online">
          <month>8</month>
          <day>13</day>
          <year>2018</year>
        </publication_date>
        <journal_volume>
          <volume>31</volume>
        </journal_volume>
        <issue>4</issue>
      </journal_issue>
      <journal_article publication_type="full_text" metadata_distribution_opts="any">
        <titles>
          <title>Allerjik Rinit Hayvan Modeli Ve Balın Allerjik Rinit Üzerinde Tedavi Edici Etkisi</title>
        </titles>
        <contributors>
          <person_name contributor_role="author" sequence="first" language="tr-tr">
            <given_name>ERKAN</given_name>
            <surname>YURTCU</surname>
            <ORCID>
            </ORCID>
          </person_name>
          <person_name contributor_role="author" sequence="additional" language="tr-tr">
            <given_name>SELİM</given_name>
            <surname>ERBEK</surname>
            <ORCID>
            </ORCID>
          </person_name>
          <person_name contributor_role="author" sequence="additional" language="tr-tr">
            <given_name>SEDA</given_name>
            <surname>TÜRKOĞLU BABAKURBAN</surname>
            <ORCID>
            </ORCID>
          </person_name>
        </contributors>
        <jats:abstract>
          <jats:p>Allerjik rinit hastalığının patofizyolojisinin açıklanması ve
tedavisinde kullanılabilecek alternatif etken maddelerin bulunabilmesi
amacıyla çeşitli hayvan modelleri geliştirilmiştir. Literatürde alerjik
rinit semptomlarını iyileştirmeye yönelik kullanılan maddelerden
biri de baldır. Balın bu etkiyi gerçekleştirme mekanizması henüz
açıklanamamıştır. Bu çalışmada allerjik rinit hastalığı modelini
sıçanlar üzerinde oluşturup, allerjik rinit hastalığı tedavisinde
balın etkinliğini değerlendirmek amaçlanmıştır. 6 adet sıçandan
0.5 cc venöz kan alındıktan sonra allerjen olarak 25 µg ovalbumin,
2.5 mg alüminyum hidroksit distile su içinde 0, 7, ve 14. günlerde
intraperitoneal yolla sıçanlara verilerek sensitizasyon sağlandı. Bir
hafta sonra 7 gün boyunca her bir nazal pasaja 50 mikrogram ovalbumin
intranazal yoldan verilerek alerjik rinit semptomlarının ortaya çıkışı
sağlandı. Deney başlangıcındaki ve sonundaki serum IgE değerleri
spektrofotometrik olarak belirlendi. İntranazal ovalbumin verilmeden
30 dakika önce 3 adet sıçana 1 gr/kg dozunda bal su ile karıştırılarak
gavaj yoluyla verildi. 7. günün sonunda intranazal ovalbumin çözeltisi
verildikten sonra bal verilen grup ile bal verilmeyen grup arasında
hayvanların burun kaşıma ve hapşırıkları 10 dk izlenerek sayılıp,
gruplar arasında karşılaştırıldı. Bal verilen grupta kaşıntı skorları
ve hapşırık skorları daha düşük saptandı, ancak bu fark istatiksel
anlamlı değildi (p=0,513; p:0,127). İki grup arası serum total IgE
değerleri arasında istatistiksel anlamlılık tespit edildi (p=0.046).
Ovalbumin kullanılarak sıçanlarda 1 ay içinde alerjik rinit modeli
oluşturulabilmektedir. Balın serum IgE düzeyinde yaptığı değişiklik
ve alerjik rinit semptomları üzerindeki etkisi nedeniyle allerjik rinit
tedavisinde diğer tedavilere alternatif veya ek bir tedavi olabileceği
ve bu ön çalışmadan yola çıkarak daha ileri çalışmalar yapılabileceği
sonucuna varılmıştır.</jats:p>
        </jats:abstract>
        <publication_date media_type="online">
          <month>8</month>
          <day>13</day>
          <year>2018</year>
        </publication_date>
        <pages>
          <first_page>138</first_page>
          <last_page>140</last_page>
        </pages>
        <doi_data>
          <doi>
          </doi>
          <resource>https://selcukmedj.org/tr-tr/allerjik-rinit-hayvan-modeli-ve-balin-allerjik-rinit-uzerinde-tedavi-edici-etkisi-tr-3890/</resource>
          <collection property="crawler-based">
            <item crawler="iParadigms">
              <resource>https://app.selcukmedj.org/uploads/makale-pdf/SUTD-755..pdf</resource>
            </item>
          </collection>
        </doi_data>
      </journal_article>
      <journal_article publication_type="full_text" metadata_distribution_opts="any">
        <titles>
          <title>Dual Mesh İle Açık Ve Laparoskopik V Entral İnsizyonel
Fıtık Onarımı Karşılaştırılması</title>
        </titles>
        <contributors>
          <person_name contributor_role="author" sequence="first" language="tr-tr">
            <given_name>ARİF</given_name>
            <surname>ASLANER</surname>
            <ORCID>
            </ORCID>
          </person_name>
          <person_name contributor_role="author" sequence="additional" language="tr-tr">
            <given_name>ERDEM</given_name>
            <surname>YARDIMCI</surname>
            <ORCID>
            </ORCID>
          </person_name>
          <person_name contributor_role="author" sequence="additional" language="tr-tr">
            <given_name>UMUT</given_name>
            <surname>GÜNDÜZ</surname>
            <ORCID>
            </ORCID>
          </person_name>
          <person_name contributor_role="author" sequence="additional" language="tr-tr">
            <given_name>BURHAN</given_name>
            <surname>MAYİR</surname>
            <ORCID>
            </ORCID>
          </person_name>
          <person_name contributor_role="author" sequence="additional" language="tr-tr">
            <given_name>UĞUR</given_name>
            <surname>DOĞAN</surname>
            <ORCID>
            </ORCID>
          </person_name>
          <person_name contributor_role="author" sequence="additional" language="tr-tr">
            <given_name>MEHMET</given_name>
            <surname>ORUÇ</surname>
            <ORCID>
            </ORCID>
          </person_name>
          <person_name contributor_role="author" sequence="additional" language="tr-tr">
            <given_name>TUĞRUL</given_name>
            <surname>ÇAKIR</surname>
            <ORCID>
            </ORCID>
          </person_name>
        </contributors>
        <jats:abstract>
          <jats:p>İnsizyonel fıtıklar karın cerrahisi sonrası sıkça karşılaşılan ve
tekrar cerrahi tamir gerektiren bir komplikasyondur. Biz, Dual Mesh ile
açık ve laparoskopik ventral insizyonel herni onarımı (LVHR) yapılan
hastaları geriye dönük değerlendirmeyi amaçladık. Çalışmamızda
Aralık 2008 ile Şubat 2015 tarihleri arasında kliniğimize başvuran ve
ventral insizyonel fıtık tanısı konulup açık veya laparaskopik olarak
Dual Mesh ile tamir edilen hastaların yaş, cinsiyet, vücut kitle indeksi,
fıtığın lokalizasyonu ve boyutu, uygulanan cerrahi işlem (açık/
laparaskopik), eşlik eden diğer cerrahi patolojiler, hastanede kalış
süresi, mortalite ve morbidite oranları elde edildi ve değerlendirildi.
Toplam 28 hastanın 15’i kadın ve 13’ü erkekti. Yaş ortalaması 57.78±
12.39 yıl (38-78) idi. Ventral insizyonel herni tamiri için operasyona
alınan hastaların 12’si laparaskopik olarak geriye kalan 16’sı açık
olarak ameliyat edildi. Fıtık boyutu ortalama 12.0±2.6 (5-32) cm
idi. Hastanede kalış süresi ortalama 5.75±5.25 (1-21) gündü. Her
iki grupta ikişer hastada cerrahi alan enfeksiyonu ve birer hastada
insizyon altında seroma haricinde başka bir komplikasyon görülmedi.
Dual Mesh ile LVHR ventral insizyonel herni tanılı vakalarda açık
cerrahiye kıyasla hastanede daha az kalış ve morbiditenin daha az
olması nedeniyle etkin ve güvenilir bir tedavi seçeneğidir.</jats:p>
        </jats:abstract>
        <publication_date media_type="online">
          <month>8</month>
          <day>13</day>
          <year>2018</year>
        </publication_date>
        <pages>
          <first_page>141</first_page>
          <last_page>143</last_page>
        </pages>
        <doi_data>
          <doi>
          </doi>
          <resource>https://selcukmedj.org/tr-tr/dual-mesh-ile-acik-ve-laparoskopik-v-entral-insizyonelfitik-onarimi-karsilastirilmasi-tr-3891/</resource>
          <collection property="crawler-based">
            <item crawler="iParadigms">
              <resource>https://app.selcukmedj.org/uploads/makale-pdf/SUTD-777..pdf</resource>
            </item>
          </collection>
        </doi_data>
      </journal_article>
      <journal_article publication_type="full_text" metadata_distribution_opts="any">
        <titles>
          <title>Gebelerin Kan Lenfositlerinde Agnor Ve Mn Değeri İle
Anae Ve Acp-Az Pozitivitelerinin Belirlenmesi</title>
        </titles>
        <contributors>
          <person_name contributor_role="author" sequence="first" language="tr-tr">
            <given_name>EMRAH</given_name>
            <surname>SUR</surname>
            <ORCID>
            </ORCID>
          </person_name>
          <person_name contributor_role="author" sequence="additional" language="tr-tr">
            <given_name>DÜRDANE</given_name>
            <surname>OKUR</surname>
            <ORCID>
            </ORCID>
          </person_name>
          <person_name contributor_role="author" sequence="additional" language="tr-tr">
            <given_name>BAKİ</given_name>
            <surname>AKBULUT</surname>
            <ORCID>
            </ORCID>
          </person_name>
        </contributors>
        <jats:abstract>
          <jats:p>Bu çalışma, bayanlarda hamileliğin perifer kan lenfositlerinin alfa
naftil asetat esteraz (ANAE) ve asit fosfataz (ACP-az) aktiviteleri
ile perifer kan lenfosit oranları üzerindeki etkilerinin belirlenmesi
amacıyla yapıldı. Ayrıca perifer kan lenfositlerinde mikronükleus
(MN) sıklığı ile bazı AgNOR parametreleri de belirlendi. Bayanlar
Kontrol; I. trimester; II. trimester ve III. trimester olmak üzere 4
gruba ayrıldılar (n= 10). Perifer kan örneklerinden hazırlanan kan
frotilerine ANAE ve ACP-az demonstrasyonu ile modifiye MayGrünwald-Giemza
ve AgNOR boyamaları uygulandı. En düşük ANAEpozitif
lenfosit oranı II. trimesterde tespit edilirken (%58,2) gruplar
arasındaki farklar istatistiksel açıdan önemli bulundu (p&lt;0,05). I.
(57,9%) ve III. trimesterde (%57,8) ACP-az pozitif lenfosit oranlarında
istatistiksel olarak önemli düşüşler gözlendi. Hamilelik süresince
perifer kan lenfosit oranlarında belirgin düşüşler dikkati çekerken
(p&lt;0,05) en yüksek null hücre oranı (%11) I. trimesterde tespit
edildi. MN sıklığında hamilelik süresince belirgin artışlar gözlendi
(p&lt;0,05). AgNOR sayılarında gruplar arasında fark tespit edilmezken;
AgNOR alanı/Çekirdek alanı oranının hamilelikle birlikte artarak en
yüksek değerine (%10,22) III. trimesterde ulaştığı görüldü (p&lt;0,05).
Trimesterler arasında bazı farklar olsa da hamileliğin ANAE- ve ACPaz
pozitif perifer kan lenfosit oranları ve perifer kan lenfosit oranı ile
MN sıklığı ve bazı AgNOR parametrelerini etkilediği sonucuna varıldı.</jats:p>
        </jats:abstract>
        <publication_date media_type="online">
          <month>8</month>
          <day>13</day>
          <year>2018</year>
        </publication_date>
        <pages>
          <first_page>144</first_page>
          <last_page>150</last_page>
        </pages>
        <doi_data>
          <doi>
          </doi>
          <resource>https://selcukmedj.org/tr-tr/gebelerin-kan-lenfositlerinde-agnor-ve-mn-degeri-ileanae-ve-acp-az-pozitivitelerinin-belirlenmesi-tr-3892/</resource>
          <collection property="crawler-based">
            <item crawler="iParadigms">
              <resource>https://app.selcukmedj.org/uploads/makale-pdf/SUTD-711..pdf</resource>
            </item>
          </collection>
        </doi_data>
      </journal_article>
      <journal_article publication_type="full_text" metadata_distribution_opts="any">
        <titles>
          <title>Aile Planlaması: Geleneksel Ve Modern Yöntemler</title>
        </titles>
        <contributors>
          <person_name contributor_role="author" sequence="first" language="tr-tr">
            <given_name>SEDA</given_name>
            <surname>KESKİN</surname>
            <ORCID>
            </ORCID>
          </person_name>
          <person_name contributor_role="author" sequence="additional" language="tr-tr">
            <given_name>DEHA</given_name>
            <surname>KESKİN</surname>
            <ORCID>
            </ORCID>
          </person_name>
        </contributors>
        <jats:abstract>
          <jats:p>Kliniğimize başvuran hastaların kontraseptif yöntem kullanma
oranını ve kullanılan yöntemlerin yaş, parite, sigara gibi değişkenlerle
ilişkisini ortaya koymak. Çalışmamızda aile planlaması polikliniğinde
Ocak 2010 – Ocak 2013 tarihleri arasında muayane edilen 906 olgu
retrospektif olarak incelendi. Hastaların kullandığı kontraseptif metot,
yaş, evlilik süresi, parite sayısı, küretaj sayısı, sigara kullanımı
değerlendirildi. Kullanılan kontraseptif yöntemler geri çekme,
kondom, rahim içi araç (RİA), oral kontraseptif (OKS), kontraseptif
iğne ve tubal sterilizasyon olarak sınıflandırıldı. İstatiksel anazlizleri
yapıldı. Kontraseptif yöntem kullanma oranı %85 idi. Hastaların %
48’i modern bir korunma yöntemi kullanmakta idi. Geri çekme yöntemi
%37 ile en çok kullanılan aile planması yöntemi idi. Bunu sırasıyla
rahim içi araç (%17.5), kondom (%17), oral kontraseptif (%6.5),
tubal sterilizasyon (%3.8) ve kontraseptif iğne (%3.2) takip ediyordu.
Korunma yöntemi olarak 35 yaş ve altı grupta daha çok kondom,
oral kontraseptif ve geri çekme tercih edilirken; 35 yaş üstü grupta
daha çok rahim içi araç, kontraseptif iğne ve tubal sterilizasyon
kullanılmakta idi. Bölgemizde herhangi bir aile planlaması yöntemini
kullanma oranı Türkiye verilerine göre daha yüksek saptandı. Ancak
buna rağmen modern bir yöntem kullanma oranı Türkiye ortalaması
düzeyinde idi. Toplumda yüz yüze yapılan eğitimlerle aile planlaması
bilinç düzeyi yükseltilebilir. Özellikle geri çekme metodunu kullanan
hasta grubu modern aile planlaması yöntemleri kullanma konusunda
bilinçlendirilmelidir.</jats:p>
        </jats:abstract>
        <publication_date media_type="online">
          <month>8</month>
          <day>13</day>
          <year>2018</year>
        </publication_date>
        <pages>
          <first_page>151</first_page>
          <last_page>154</last_page>
        </pages>
        <doi_data>
          <doi>
          </doi>
          <resource>https://selcukmedj.org/tr-tr/aile-planlamasi-geleneksel-ve-modern-yontemler-tr-3893/</resource>
          <collection property="crawler-based">
            <item crawler="iParadigms">
              <resource>https://app.selcukmedj.org/uploads/makale-pdf/SUTD-571..pdf</resource>
            </item>
          </collection>
        </doi_data>
      </journal_article>
      <journal_article publication_type="full_text" metadata_distribution_opts="any">
        <titles>
          <title>Akut Apandisitli Hastalarda Kalsiyum Ve Serum Fosfat
Düzeyinin Klinik Önemi</title>
        </titles>
        <contributors>
          <person_name contributor_role="author" sequence="first" language="tr-tr">
            <given_name>ÖMER</given_name>
            <surname>AKYÜREK</surname>
            <ORCID>
            </ORCID>
          </person_name>
          <person_name contributor_role="author" sequence="additional" language="tr-tr">
            <given_name>ERDEM</given_name>
            <surname>AKBAL</surname>
            <ORCID>
            </ORCID>
          </person_name>
          <person_name contributor_role="author" sequence="additional" language="tr-tr">
            <given_name>MUSTAFA</given_name>
            <surname>DOĞAN</surname>
            <ORCID>
            </ORCID>
          </person_name>
          <person_name contributor_role="author" sequence="additional" language="tr-tr">
            <given_name>HARUN</given_name>
            <surname>PERU</surname>
            <ORCID>
            </ORCID>
          </person_name>
          <person_name contributor_role="author" sequence="additional" language="tr-tr">
            <given_name>HAKAN</given_name>
            <surname>BULUŞ</surname>
            <ORCID>
            </ORCID>
          </person_name>
        </contributors>
        <jats:abstract>
          <jats:p>Bu çalışmanın amacı, laboratuar test sonuçlarında öncelikli
değişiklikleri değerlendirmek ve bunların akut apandisit hastalarında
rüptür riskini nasıl değiştirdiğini değerlendirmektir. Buna ek olarak,
olası bir erken teşhis sağlamak için, bu sürecin gelişimini analiz
etmek amaçlanmıştır. Bu çalışmaya genel cerrahi kliniğinde acil
apendektomi uygulanan 110 (58 bayan ve 52 erkek) hasta alınmıştır.
Hastaların serum Ca, P ve CRP düzeyleri WBC ile birlikte ölçüldü.
Çalışmaya alınan hastalar perfore (n=30) ve perfore olmamış (n=80)
olarak iki gruba ayrıldı. Preoperatif P düzeyi perfore olmamış
grupta (2.66±0.58 mg/dl) perfore gruba (2.95±0.46 mg/dl) göre daha
düşük saptandı ve istatiksel olarak her iki grup arasında fark vardı
(p=0.024). Ameliyat öncesi ve sonrası dönemlerde perfore olmayan
gruptaki lökosit sayımı ve CRP düzeylerinde anlamlı düşüşler vardı.
Ayrıca, operasyon öncesi ve sonrası dönemlerde perfore grubunda
lökosit sayımı ile birlikte P ve CRP düzeylerinde istatistiksel olarak
anlamlı değişiklikler vardı. Operasyon öncesi ve sonrası dönemlerde
oluşan P düzey değişikliği perfore grubta istatiksel olarak daha
belirgin olarak saptandı (p=0.045). P seviyelerindeki artış tek başına
akut apandisit tanısı koymak için yeterli değildir. Ancak, serum P
düzeyleri perfore apandisitin erken tanısı için öngörü sağlar.</jats:p>
        </jats:abstract>
        <publication_date media_type="online">
          <month>8</month>
          <day>13</day>
          <year>2018</year>
        </publication_date>
        <pages>
          <first_page>155</first_page>
          <last_page>157</last_page>
        </pages>
        <doi_data>
          <doi>
          </doi>
          <resource>https://selcukmedj.org/tr-tr/akut-apandisitli-hastalarda-kalsiyum-ve-serum-fosfatduzeyinin-klinik-onemi-tr-3894/</resource>
          <collection property="crawler-based">
            <item crawler="iParadigms">
              <resource>https://app.selcukmedj.org/uploads/makale-pdf/SUTD-771..pdf</resource>
            </item>
          </collection>
        </doi_data>
      </journal_article>
      <journal_article publication_type="full_text" metadata_distribution_opts="any">
        <titles>
          <title>Postpartum Depresyonun, Annelerin Bebeklerini
Emzirme Süreleri Ve Bebek Büyümesi Üzerine Etkisi</title>
        </titles>
        <contributors>
          <person_name contributor_role="author" sequence="first" language="tr-tr">
            <given_name>AYŞEGÜL</given_name>
            <surname>BÜKÜLMEZ</surname>
            <ORCID>
            </ORCID>
          </person_name>
          <person_name contributor_role="author" sequence="additional" language="tr-tr">
            <given_name>HATİCE</given_name>
            <surname>DÖNMEZ</surname>
            <ORCID>
            </ORCID>
          </person_name>
        </contributors>
        <jats:abstract>
          <jats:p>Postpartum depresyon annelerde sık görülmekte olup annebebek
ilişkisini ve bakımını etkilemektedir. Bu araştırma, postpartum
depresyon (PPD) açısından risk altında olan ve olmayan annelerin
bebeklerini emzirme süresi ve PPD’nin bebek büyümesi üzerine olan
etkisini belirlemek amacıyla, tanımlayıcı olarak yapılmıştır. Örneklemi
olasılıksız yöntemle seçilen ve çalışmaya katılmayı kabul eden 131
anne ve bebeği oluşturmuştur. Annelerde PPD risk oranı %22.9
olarak (EPDS puanı ≥13 olanlar, n: 30) bulunmuştur. PPD açısından
risk altında olan annelerin bebeklerini emzirme süreleri risk altında
olmayan annelere (n: 101) göre istatistiksel olarak anlamlı düzeyde
daha kısa süreli olduğu bulunmuştur (p 0.05). PPD açısından risk altında olan annelerin, bebeklerini
anne sütüyle besleme sürelerinin daha kısa olduğu ve bebeklerin kilo
alımlarının düşük düzeyde bulunmuştur.</jats:p>
        </jats:abstract>
        <publication_date media_type="online">
          <month>8</month>
          <day>13</day>
          <year>2018</year>
        </publication_date>
        <pages>
          <first_page>158</first_page>
          <last_page>162</last_page>
        </pages>
        <doi_data>
          <doi>
          </doi>
          <resource>https://selcukmedj.org/tr-tr/postpartum-depresyonun-annelerin-bebekleriniemzirme-sureleri-ve-bebek-buyumesi-uzerine-etkisi-tr-3895/</resource>
          <collection property="crawler-based">
            <item crawler="iParadigms">
              <resource>https://app.selcukmedj.org/uploads/makale-pdf/SUTD-803..pdf</resource>
            </item>
          </collection>
        </doi_data>
      </journal_article>
      <journal_article publication_type="full_text" metadata_distribution_opts="any">
        <titles>
          <title>Malin Atrofik Papülozis (Degos Hastalığı)</title>
        </titles>
        <contributors>
          <person_name contributor_role="author" sequence="first" language="tr-tr">
            <given_name>ÖMER</given_name>
            <surname>ÇALKA</surname>
            <ORCID>
            </ORCID>
          </person_name>
          <person_name contributor_role="author" sequence="additional" language="tr-tr">
            <given_name>SEMA</given_name>
            <surname>ELİBÜYÜK</surname>
            <ORCID>
            </ORCID>
          </person_name>
          <person_name contributor_role="author" sequence="additional" language="tr-tr">
            <given_name>İRFAN</given_name>
            <surname>BAYRAM</surname>
            <ORCID>
            </ORCID>
          </person_name>
          <person_name contributor_role="author" sequence="additional" language="tr-tr">
            <given_name>HATİCE</given_name>
            <surname>ÖZKOL</surname>
            <ORCID>
            </ORCID>
          </person_name>
        </contributors>
        <jats:abstract>
          <jats:p>Degos hastalığı ya da diğer adıyla malin atrofik papülosiz çok
nadir görülen otozomal dominant kalıtımla geçen mikrovasküler
oklüzyon sendromudur. Gastrointestinal ve merkezi sinir sistemi
başta olmak üzere iç organ tutulumuna yol açan ve ölümcül
seyredebilen bir hastalıktır. Hastalığın başlangıcı genellikle 20-40
yaş arasındadır. Bu yazıda Degos hastalığı olan 33 yaşında bayan
hasta sunuldu. Vücudunda özellikle bacaklarında kabuklu yara
şikâyeti ile başvuran hastanın şikâyetleri yaklaşık 10 yıldır varmış.
Dermatolojik muayenesinde her iki bacakta daha yoğun olarak
yerleşen eritemli, üzerinde nekrotik kurutun olduğu 3-5 mm ebatlı,
keskin sınırlı papüller vardı. Ayrıca her iki bacakta ve gövdede
çok sayıda porselen beyazı renginde atrofik lezyonlar mevcuttu.
Hastanın eski ve yeni lezyonlarından biyopsi alındı. Biyopsi sonuçları
Degos hastalığı ile uyumlu olarak değerlendirildi. Hastanın yapılan
tetkiklerinde sistemik tutuluma rastlanmadı. Hastalığa ait aktif ve
eski lezyonların histopatolojik farklılıklarını göstermek ve hastalığı
tekrar gözden geçirmek için sunmayı uygun bulduk.</jats:p>
        </jats:abstract>
        <publication_date media_type="online">
          <month>8</month>
          <day>13</day>
          <year>2018</year>
        </publication_date>
        <pages>
          <first_page>363</first_page>
          <last_page>365</last_page>
        </pages>
        <doi_data>
          <doi>
          </doi>
          <resource>https://selcukmedj.org/tr-tr/malin-atrofik-papulozis-degos-hastaligi-tr-3896/</resource>
          <collection property="crawler-based">
            <item crawler="iParadigms">
              <resource>https://app.selcukmedj.org/uploads/makale-pdf/SUTD-611..pdf</resource>
            </item>
          </collection>
        </doi_data>
      </journal_article>
      <journal_article publication_type="full_text" metadata_distribution_opts="any">
        <titles>
          <title>Remisyonda Akut Myeloid Lösemide Ortaya Çıkan
Kolon Granülositik Sarkomu</title>
        </titles>
        <contributors>
          <person_name contributor_role="author" sequence="first" language="tr-tr">
            <given_name>RAMAZAN</given_name>
            <surname>UÇAR</surname>
            <ORCID>
            </ORCID>
          </person_name>
          <person_name contributor_role="author" sequence="additional" language="tr-tr">
            <given_name>GÖKHAN</given_name>
            <surname>GÜNGÖR</surname>
            <ORCID>
            </ORCID>
          </person_name>
          <person_name contributor_role="author" sequence="additional" language="tr-tr">
            <given_name>HASAN</given_name>
            <surname>ESEN</surname>
            <ORCID>
            </ORCID>
          </person_name>
          <person_name contributor_role="author" sequence="additional" language="tr-tr">
            <given_name>Sinan</given_name>
            <surname>DEMİRCİOĞLU</surname>
            <ORCID>0000-0003-1277-5105</ORCID>
          </person_name>
          <person_name contributor_role="author" sequence="additional" language="tr-tr">
            <given_name>ÖZLEM</given_name>
            <surname>ÖZER ÇAKIR</surname>
            <ORCID>
            </ORCID>
          </person_name>
          <person_name contributor_role="author" sequence="additional" language="tr-tr">
            <given_name>Hüseyin</given_name>
            <surname>ATASEVEN</surname>
            <ORCID>
            </ORCID>
          </person_name>
          <person_name contributor_role="author" sequence="additional" language="tr-tr">
            <given_name>ALİ</given_name>
            <surname>DEMİR</surname>
            <ORCID>
            </ORCID>
          </person_name>
          <person_name contributor_role="author" sequence="additional" language="tr-tr">
            <given_name>MURAT</given_name>
            <surname>BIYIK</surname>
            <ORCID>
            </ORCID>
          </person_name>
        </contributors>
        <jats:abstract>
          <jats:p>Granulositik sarkom, lösemik hücrelerin ekstramedüller
tutulumudur ve bunun gastrointestinal sistem tutulumu oldukça
nadirdir. Bu olgular karın ağrısı, ileus, gastrointestinal sistem
kanaması ve perforasyon ile başvurabilir. Biz, karın ağrısı ile
başvuran, kemoterapi sonrası kemik iliği remisyona giren akut
miyeloid lösemi hastasında gelişen kolon granulositik sarkomu
olgusunu sunmayı amaçladık.</jats:p>
        </jats:abstract>
        <publication_date media_type="online">
          <month>8</month>
          <day>13</day>
          <year>2018</year>
        </publication_date>
        <pages>
          <first_page>366</first_page>
          <last_page>367</last_page>
        </pages>
        <doi_data>
          <doi>
          </doi>
          <resource>https://selcukmedj.org/tr-tr/remisyonda-akut-myeloid-losemide-ortaya-cikankolon-granulositik-sarkomu-tr-3897/</resource>
          <collection property="crawler-based">
            <item crawler="iParadigms">
              <resource>https://app.selcukmedj.org/uploads/makale-pdf/SUTD-612..pdf</resource>
            </item>
          </collection>
        </doi_data>
      </journal_article>
      <journal_article publication_type="full_text" metadata_distribution_opts="any">
        <titles>
          <title>Özefagusa Rüptüre Olan Mediyastinal
Tüberküloz Lenfadenit</title>
        </titles>
        <contributors>
          <person_name contributor_role="author" sequence="first" language="tr-tr">
            <given_name>TUBA</given_name>
            <surname>ÖĞÜT</surname>
            <ORCID>
            </ORCID>
          </person_name>
          <person_name contributor_role="author" sequence="additional" language="tr-tr">
            <given_name>AYŞEGÜL</given_name>
            <surname>ŞENTÜRK</surname>
            <ORCID>
            </ORCID>
          </person_name>
          <person_name contributor_role="author" sequence="additional" language="tr-tr">
            <given_name>BİRKAN</given_name>
            <surname>BOZKURT</surname>
            <ORCID>
            </ORCID>
          </person_name>
          <person_name contributor_role="author" sequence="additional" language="tr-tr">
            <given_name>H.CANAN</given_name>
            <surname>HASANOĞLU</surname>
            <ORCID>
            </ORCID>
          </person_name>
          <person_name contributor_role="author" sequence="additional" language="tr-tr">
            <given_name>HATİCE</given_name>
            <surname>KILIÇ</surname>
            <ORCID>
            </ORCID>
          </person_name>
        </contributors>
        <jats:abstract>
          <jats:p>Tüberküloz lenfadenit extrapulmoner tüberkülozun en sık görülen
şeklidir.Tanısı oldukça güçtür. Sıklıkla haftalar ve aylar içerisinde
şişen ağrısız lenf nodları şeklinde kendini gösterir. Mediastinal
tüberküloz oldukça nadirdir; özefagial semptomlar ile kendini
göterir. Karın ağrısı yakınması ile başvuran 50 yaşındaki bayan
hastada çekilen torakoabdominal bilgisayarlı tomografi (BT) ‘de
özefagial rüptür ve mediyastinit bulguları saptanması üzerine yapılan
torakotomide mediastinal tüberküloz uyumlu bulgular saptanması
üzerine bu nadir olgu sunuldu.</jats:p>
        </jats:abstract>
        <publication_date media_type="online">
          <month>8</month>
          <day>13</day>
          <year>2018</year>
        </publication_date>
        <pages>
          <first_page>368</first_page>
          <last_page>369</last_page>
        </pages>
        <doi_data>
          <doi>
          </doi>
          <resource>https://selcukmedj.org/tr-tr/ozefagusa-rupture-olan-mediyastinaltuberkuloz-lenfadenit-tr-3898/</resource>
          <collection property="crawler-based">
            <item crawler="iParadigms">
              <resource>https://app.selcukmedj.org/uploads/makale-pdf/SUTD-617..pdf</resource>
            </item>
          </collection>
        </doi_data>
      </journal_article>
      <journal_article publication_type="full_text" metadata_distribution_opts="any">
        <titles>
          <title>Rekonstrüktif Cerrahi İle Tedavi Edilen
Dev Suprapubik Desmoid Tümör</title>
        </titles>
        <contributors>
          <person_name contributor_role="author" sequence="first" language="tr-tr">
            <given_name>ERKAN</given_name>
            <surname>ARSLAN</surname>
            <ORCID>
            </ORCID>
          </person_name>
          <person_name contributor_role="author" sequence="additional" language="tr-tr">
            <given_name>MURAT</given_name>
            <surname>AKICI</surname>
            <ORCID>
            </ORCID>
          </person_name>
        </contributors>
        <jats:abstract>
          <jats:p>Desmoid tümörler, metastaz yapma riski olmayan ancak
lokal agresif seyir gösteren nadir görülen benign tümörlerdir.
Etyopatogenezleri kesin olarak bilinmemektedir. Travma sonrası
gelişebilmektedirler. Sıklıkla abdominal duvarda yerleşirler.
Suprapubik lokalizasyon ise çok nadirdir. Desmoid tümörler için
standard bir tedavi yaklaşımı yoktur. Tedavide öncelikle geniş
cerrahi eksizyon uygulanmalıdır. Lokal nüks oranları yüksek olduğu
için hastalar cerrahi sonrası yakın takibe alınmalıdır. Burada,
rekonstruktif cerrahi ile başarıyla tedavi edilen ve nüksüz takip edilen
suprapubik bölgede yerleşen dev desmoid tümörlü olgu sunulmuştur.</jats:p>
        </jats:abstract>
        <publication_date media_type="online">
          <month>8</month>
          <day>13</day>
          <year>2018</year>
        </publication_date>
        <pages>
          <first_page>370</first_page>
          <last_page>372</last_page>
        </pages>
        <doi_data>
          <doi>
          </doi>
          <resource>https://selcukmedj.org/tr-tr/rekonstruktif-cerrahi-ile-tedavi-edilendev-suprapubik-desmoid-tumor-tr-3899/</resource>
          <collection property="crawler-based">
            <item crawler="iParadigms">
              <resource>https://app.selcukmedj.org/uploads/makale-pdf/SUTD-627..pdf</resource>
            </item>
          </collection>
        </doi_data>
      </journal_article>
      <journal_article publication_type="full_text" metadata_distribution_opts="any">
        <titles>
          <title>Marfan Sendromu İle Kombine Situs İnversus Totalis</title>
        </titles>
        <contributors>
          <person_name contributor_role="author" sequence="first" language="tr-tr">
            <given_name>ESRA</given_name>
            <surname>DAĞ ŞEKER</surname>
            <ORCID>
            </ORCID>
          </person_name>
          <person_name contributor_role="author" sequence="additional" language="tr-tr">
            <given_name>HATİCE</given_name>
            <surname>KOÇAK EKER</surname>
            <ORCID>0000-0003-2735-6739</ORCID>
          </person_name>
        </contributors>
        <jats:abstract>
          <jats:p>Marfan Sendromu bir bağ dokusu hastalığıdır. Başlıca belirtileri
iskelet, göz ve kardiyovasküler sistemi tutmakla beraber, nadir
durumlarla birlikteliği rapor edilmiştir. Burada 4,5 yaşında bir kız
hastayı sunuyoruz. Hastanın uzun boy, artmış kulaç uzunluğu/boy
oranı, çift taraflı lens subluksasyonu, atrial septal defekt, aort kapak
yetmezliği, aort kökü genişlemesi, araknodaktili, aşırı ekstansiyona
gelebilen parmaklar, başparmak işareti ve situs inversus totalisi
mevcuttu. Marfan Sendromu’nun Situs İnversus Totalis ile birlikteliği
yalnız bir kez tanımlanmıştır. Biz literatüre katkı olarak ikinci vakayı
sunuyoruz.</jats:p>
        </jats:abstract>
        <publication_date media_type="online">
          <month>8</month>
          <day>13</day>
          <year>2018</year>
        </publication_date>
        <pages>
          <first_page>373</first_page>
          <last_page>374</last_page>
        </pages>
        <doi_data>
          <doi>
          </doi>
          <resource>https://selcukmedj.org/tr-tr/marfan-sendromu-ile-kombine-situs-inversus-totalis-tr-3900/</resource>
          <collection property="crawler-based">
            <item crawler="iParadigms">
              <resource>https://app.selcukmedj.org/uploads/makale-pdf/SUTD-616..pdf</resource>
            </item>
          </collection>
        </doi_data>
      </journal_article>
      <journal_article publication_type="full_text" metadata_distribution_opts="any">
        <titles>
          <title>Streptococcus Pyogenes İzolatlarının Seftaroline
İn Vitro Duyarlılığı</title>
        </titles>
        <contributors>
          <person_name contributor_role="author" sequence="first" language="tr-tr">
            <given_name>FIRAT</given_name>
            <surname>MENGELOĞLU</surname>
            <ORCID>
            </ORCID>
          </person_name>
          <person_name contributor_role="author" sequence="additional" language="tr-tr">
            <given_name>TEKİN</given_name>
            <surname>TAŞ</surname>
            <ORCID>
            </ORCID>
          </person_name>
          <person_name contributor_role="author" sequence="additional" language="tr-tr">
            <given_name>HAYATİ</given_name>
            <surname>GÜNEŞ</surname>
            <ORCID>
            </ORCID>
          </person_name>
          <person_name contributor_role="author" sequence="additional" language="tr-tr">
            <given_name>AYŞEGÜL</given_name>
            <surname>ÇİÇEK</surname>
            <ORCID>
            </ORCID>
          </person_name>
          <person_name contributor_role="author" sequence="additional" language="tr-tr">
            <given_name>RIDVAN</given_name>
            <surname>GÜÇKAN</surname>
            <ORCID>
            </ORCID>
          </person_name>
          <person_name contributor_role="author" sequence="additional" language="tr-tr">
            <given_name>HARUN</given_name>
            <surname>PERU</surname>
            <ORCID>
            </ORCID>
          </person_name>
          <person_name contributor_role="author" sequence="additional" language="tr-tr">
            <given_name>SÜLEYMAN</given_name>
            <surname>DURMAZ</surname>
            <ORCID>
            </ORCID>
          </person_name>
        </contributors>
        <jats:abstract>
          <jats:p>Bu çalışmada, üst solunum yollarından izole edilen
Streptococcus pyogenes suşlarına seftarolinin in-vitro etkinliğinin
araştırılması amaçlanmıştır. Toplam 40 izolat çalışmaya alınmış
ve seftarolinin minimum inhibitör konsantrasyon (MİK) değerleri
mikrodilüsyon yöntemi kullanılarak belirlenmiştir. İzolatların MİK
değerleri 0.003-0.125 µg/ml arasında bulunmuş, MİK50 değeri 0.015
µg/ml, MİK90 0.03 µg/ml olarak tespit edilmiştir. Bu bulgulara göre
seftarolin çalışmamızdaki tüm S. pyogenes izolatlarına karşı duyarlı
bulunmuştur. Sonuç olarak seftarolin S. pyogenes’in neden olduğu
enfeksiyonların tedavi edilmesinde iyi bir alternatif olabilir. Bu
çalışma ile seftarolinin S. pyogenes’e etkinliği hakkında ilk veriler
sağlanmıştır.</jats:p>
        </jats:abstract>
        <publication_date media_type="online">
          <month>8</month>
          <day>13</day>
          <year>2018</year>
        </publication_date>
        <pages>
          <first_page>375</first_page>
          <last_page>376</last_page>
        </pages>
        <doi_data>
          <doi>
          </doi>
          <resource>https://selcukmedj.org/tr-tr/streptococcus-pyogenes-izolatlarinin-seftarolinein-vitro-duyarliligi-tr-3901/</resource>
          <collection property="crawler-based">
            <item crawler="iParadigms">
              <resource>https://app.selcukmedj.org/uploads/makale-pdf/SUTD-713..pdf</resource>
            </item>
          </collection>
        </doi_data>
      </journal_article>
    </journal>
  </body>
</doi_batch>