<doi_batch xmlns="http://www.crossref.org/schema/4.3.6" xmlns:xsi="http://www.w3.org/2001/XMLSchema-instance" xmlns:jats="http://www.ncbi.nlm.nih.gov/JATS1" xmlns:ai="http://www.crossref.org/AccessIndicators.xsd" version="4.3.6" schemaLocation="http://www.crossref.org/schema/4.3.6 https://www.crossref.org/schemas/crossref4.3.6.xsd">
  <head>
    <doi_batch_id>20180813170908</doi_batch_id>
    <timestamp>20180813170908</timestamp>
    <depositor>
      <depositor_name>Selcuk Medical Journal</depositor_name>
      <email_address>sinandemircioglumd@gmail.com</email_address>
    </depositor>
    <registrant>Prof. Dr. Sinan DEMİRCİOĞLU</registrant>
  </head>
  <body>
    <journal>
      <journal_metadata>
        <full_title>Selcuk Medical Journal</full_title>
        <abbrev_title>Selcuk Med J</abbrev_title>
        <issn media_type="electronic">2149-8059</issn>
        <issn media_type="print">1017-6616</issn>
      </journal_metadata>
      <journal_issue>
        <publication_date media_type="online">
          <month>8</month>
          <day>13</day>
          <year>2018</year>
        </publication_date>
        <journal_volume>
          <volume>32</volume>
        </journal_volume>
        <issue>3</issue>
      </journal_issue>
      <journal_article publication_type="full_text" metadata_distribution_opts="any">
        <titles>
          <title>Peptik Ülser Perforasyonunda Nötrofil/Lenfosit Oranı
(Nlo) Ve Trombosit/Lenfosit Oranı (Tlo) Cerrahi
Tedavinin Şeklini Belirler Mi?</title>
        </titles>
        <contributors>
          <person_name contributor_role="author" sequence="first" language="tr-tr">
            <given_name>ADİL</given_name>
            <surname>KARTAL</surname>
            <ORCID>
            </ORCID>
          </person_name>
          <person_name contributor_role="author" sequence="additional" language="tr-tr">
            <given_name>MUSTAFA</given_name>
            <surname>ŞENTÜRK</surname>
            <ORCID>
            </ORCID>
          </person_name>
          <person_name contributor_role="author" sequence="additional" language="tr-tr">
            <given_name>MEHMET</given_name>
            <surname>KILIÇ</surname>
            <ORCID>
            </ORCID>
          </person_name>
          <person_name contributor_role="author" sequence="additional" language="tr-tr">
            <given_name>SELMAN</given_name>
            <surname>ALKAN</surname>
            <ORCID>0000-0003-2974-7610</ORCID>
          </person_name>
          <person_name contributor_role="author" sequence="additional" language="tr-tr">
            <given_name>MEHMET METİN</given_name>
            <surname>BELVİRANLI</surname>
            <ORCID>
            </ORCID>
          </person_name>
          <person_name contributor_role="author" sequence="additional" language="tr-tr">
            <given_name>TEVFİK</given_name>
            <surname>KÜÇÜKKARTALLAR</surname>
            <ORCID>
            </ORCID>
          </person_name>
          <person_name contributor_role="author" sequence="additional" language="tr-tr">
            <given_name>FARUK</given_name>
            <surname>AKSOY</surname>
            <ORCID>
            </ORCID>
          </person_name>
          <person_name contributor_role="author" sequence="additional" language="tr-tr">
            <given_name>MEHMET</given_name>
            <surname>YILDIRIM</surname>
            <ORCID>
            </ORCID>
          </person_name>
        </contributors>
        <jats:abstract>
          <jats:p>Kardiyoloji, onkoloji, genel cerrahi ve diğer tıbbi konularda
değişik çalışmalarla Nötrofil/Lenfosit oranı (NLO) ve Trombosit/
Lenfosit oranının (TLO) önemi araştırılmaktadır. Bu çalışmada,
peptik ülser perforasyonlarında bu hematolojik parametrelerin
önemi değerlendirildi. Necmettin Erbakan Üniversitesi Meram Tıp
Fakültesinde 2012 – 2015 yılları arasında peptik ülser perforasyonu
nedeni ile ameliyat edilen 25 hastanın dosyaları retrospektif olarak
değerlendirildi. Kronik inflamatuar hastalık, organ yetmezliği,
kardiyak, iskemik ve hematolojik hastalık öyküsü olanlar çalışmaya
dahil edilmedi. Ayrıca son üç hafta içerisinde herhangi bir enfeksiyon
geçiren hastalar da çalışma dışı tutuldu. Hastaların acil klinikteki ilk
hemogramları NLO ve TLO için değerlendirildi. Ameliyat notlarından
perforasyon genişliği ve uygulanan cerrahi işlemleri saptandı ve
istatistiksel olarak değerlendirildi. Beş hastaya omental patch,
yirmi hastaya primer onarım yapıldı. Primer onarım yapılanlarda
perforasyon genişliği 0,5 cm’den küçüktü ve NLO değeri 2.4-13
arasındaydı. Çapı 1 cm den büyük olan ve ‘Omental Patch’ yapılan
perforasyonlarda NLO 12.2-42.4 arasındaydı. TLO, perforasyonu
küçük olan olgularda 72’den büyük, perforasyonu büyük olanlarda
101’den büyüktü. Sonuç olarak, NLO değeri 12,2 den büyük olan
hastalarda perforasyonun geniş olma ihtimali saptandı. ‘Omental
Patch’ ile onarım öncelikli seçenek olabilir. Çalışma geniş seriler
üzerinde tekrar edilmesi durumunda daha sağlıklı sonuçların
alınabileceği kanısına varılmıştır</jats:p>
        </jats:abstract>
        <publication_date media_type="online">
          <month>8</month>
          <day>13</day>
          <year>2018</year>
        </publication_date>
        <pages>
          <first_page>56</first_page>
          <last_page>57</last_page>
        </pages>
        <doi_data>
          <doi>
          </doi>
          <resource>https://selcukmedj.org/tr-tr/peptik-ulser-perforasyonunda-notrofillenfosit-oraninlo-ve-trombositlenfosit-orani-tlo-cerrahitedavinin-seklini-belirler-mi-tr-3844/</resource>
          <collection property="crawler-based">
            <item crawler="iParadigms">
              <resource>https://app.selcukmedj.org/uploads/makale-pdf/SUTD-877..pdf</resource>
            </item>
          </collection>
        </doi_data>
      </journal_article>
      <journal_article publication_type="full_text" metadata_distribution_opts="any">
        <titles>
          <title>Konya Bölgesinde İnsanlarda Kırım-Kongo Kanamalı
Ateşi Seroprevalansının Araştırılması</title>
        </titles>
        <contributors>
          <person_name contributor_role="author" sequence="first" language="tr-tr">
            <given_name>OĞUZHAN</given_name>
            <surname>AVCI</surname>
            <ORCID>
            </ORCID>
          </person_name>
          <person_name contributor_role="author" sequence="additional" language="tr-tr">
            <given_name>UĞUR</given_name>
            <surname>TÜZÜNER</surname>
            <ORCID>
            </ORCID>
          </person_name>
          <person_name contributor_role="author" sequence="additional" language="tr-tr">
            <given_name>OYA</given_name>
            <surname>BULUT</surname>
            <ORCID>
            </ORCID>
          </person_name>
          <person_name contributor_role="author" sequence="additional" language="tr-tr">
            <given_name>SİBEL</given_name>
            <surname>YAVRU</surname>
            <ORCID>
            </ORCID>
          </person_name>
          <person_name contributor_role="author" sequence="additional" language="tr-tr">
            <given_name>BÜLENT</given_name>
            <surname>BAYSAL</surname>
            <ORCID>
            </ORCID>
          </person_name>
          <person_name contributor_role="author" sequence="additional" language="tr-tr">
            <given_name>MEHMET</given_name>
            <surname>ÖZDEMİR</surname>
            <ORCID>
            </ORCID>
          </person_name>
        </contributors>
        <jats:abstract>
          <jats:p>Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) virüsü, Arbovirüs grubunda
yer alan, Bunyaviridae ailesine bağlı Nairovirüs cinsi, helikal kapsid
içeren zarflı bir RNA virüsüdür. Bu virüslerin meydana getirdiği
enfeksiyon, şiddetli seyir gösteren ve fatalitesi oldukça yüksek bir
hastalıktır. Çalışmamızda, Konya bölgesinde KKKA seroprevalansını
araştırmak amacı ile IgG tipi antikor taraması planlandı. Bu amaçla,
Necmettin Erbakan Üniversitesi, Meram Tıp Fakültesi Hastanesi
Kan Merkezi’ne kan vermek için müracaat eden 1000 sağlıklı kan
donörü çalışmaya dahil edildi. Dahil edilen kişilerden 846 (%84.6)
tanesi kent merkezinde yaşarken,154 (%15.4) tanesi kırsal bölgede
yaşamaktaydı. Çalışmaya alınanların 947 (%94.7)’si erkek, 53
(%5.3)’ü kadındı. KKKA’ya karşı gelişen spesifik IgG antikorunu ELISA
yöntemi ile saptamak için ticari KKKA IgG test kiti (VectoCrimeaCHF-IgG,
Bectop, Rusya) kullanıldı. Test edilen örneklerden 8 adedi
(%0.8) KKKA’ya karşı gelişen antikor varlığı yönünden pozitif, 992
adedi (%99.2) ise negatif olarak tespit edildi. Pozitiflik saptananların
hepsi erkek idi. Konya bölgesinde KKKA seroprevalansı araştırılması
sonrası IgG tipi antikor bulunması az da olsa virüs varlığına işaret
etmektedir. Benzer çalışmaların bölgesel seroprevalans verilerinin
ortaya çıkması için hastalığın görüldüğü diğer bölgelerde yapılması
faydalı olacaktır. Bu virüs enfeksiyonu kene ısırığına bağlı olarak
geliştiği için, bölgedeki kenelerde de virüs araştırılması yapılmalıdır.</jats:p>
        </jats:abstract>
        <publication_date media_type="online">
          <month>8</month>
          <day>13</day>
          <year>2018</year>
        </publication_date>
        <pages>
          <first_page>58</first_page>
          <last_page>60</last_page>
        </pages>
        <doi_data>
          <doi>
          </doi>
          <resource>https://selcukmedj.org/tr-tr/konya-bolgesinde-insanlarda-kirim-kongo-kanamaliatesi-seroprevalansinin-arastirilmasi-tr-3845/</resource>
          <collection property="crawler-based">
            <item crawler="iParadigms">
              <resource>https://app.selcukmedj.org/uploads/makale-pdf/SUTD-894..pdf</resource>
            </item>
          </collection>
        </doi_data>
      </journal_article>
      <journal_article publication_type="full_text" metadata_distribution_opts="any">
        <titles>
          <title>Cryptosporidium Spp’Nin İshalli Hastalarda Mikroskobik
Ve Serolojik Yöntemlerle Araştırılması</title>
        </titles>
        <contributors>
          <person_name contributor_role="author" sequence="first" language="tr-tr">
            <given_name>ÖNDER</given_name>
            <surname>AKKAŞ</surname>
            <ORCID>
            </ORCID>
          </person_name>
          <person_name contributor_role="author" sequence="additional" language="tr-tr">
            <given_name>MERAL</given_name>
            <surname>BAYAR</surname>
            <ORCID>
            </ORCID>
          </person_name>
          <person_name contributor_role="author" sequence="additional" language="tr-tr">
            <given_name>HAKAN</given_name>
            <surname>USLU</surname>
            <ORCID>
            </ORCID>
          </person_name>
          <person_name contributor_role="author" sequence="additional" language="tr-tr">
            <given_name>KEMALETTİN</given_name>
            <surname>ÖZDEN</surname>
            <ORCID>
            </ORCID>
          </person_name>
          <person_name contributor_role="author" sequence="additional" language="tr-tr">
            <given_name>AHMET</given_name>
            <surname>YILMAZ</surname>
            <ORCID>
            </ORCID>
          </person_name>
        </contributors>
        <jats:abstract>
          <jats:p>Cryptosporodium spp. gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde
ishale neden olan parazitler arasında hala önemli bir yere sahiptir.
İmmün sistemi baskılamış bireylerde ölümcül ishallere neden
olabilen, zorunlu olarak hücre içi yerleşim gösteren bir protozoondur.
Bu çalışmada hastanemizde kronik ve akut ishal ön tanısı almış
hastalarda etken olarak Cryptosporidium spp.’nin araştırılması,
etkenin tanısında Modifiye Asit Fast boyama ve ELISA (Enzim Linked
Immunassay Absorbant) yöntemini birlikte uygulayarak iki yöntemin
sonuçlarını karşılaştırmak amaçlanmıştır. Kasım 2013-Mayıs 2014
tarihleri arasında Erzurum Tıp Fakültesi Araştırma ve Uygulama
Hastanesi kliniklerinden Mikrobiyoloji laboratuarına gönderilen
86 ishalli dışkı örneği araştırma kapsamına alınmıştır. Çalışma
grubundaki dışkı örneklerine aynı gün Modifiye Asit Fast boyama
yöntemi uygulanarak mikroskopta 100X objektifde incelendi.
Toplanan dışkı örneklerinin bir kısmı ise hiçbir koruyucu madde ilave
edilmeden ependorflara alınarak -20 °C’de saklandı. Saklanmış bu
örnekler daha sonra Cryptosporidium antijenlerini aramaya yönelik
hazırlanmış ELISA yöntemiyle çalışıldı. Kit üretici firmanın önerdiği
şekilde uygulandı. Değerlendirme 450 nm dalga boyunda ELISA
okuyucusunda yapıldı. Yaşları 0-83 arasında değişen 43 kız, 43
erkek bireylerden oluşan 86 kişiye ait gaita örneklerinde toplam 6
örnekte Modifiye Asit-Fast boyama ile pozitif sonuç saptanırken,
ELISA yöntemiyle 8 örnekte pozitiflik saptanmıştır. ELISA yöntemiyle
pozitiflik saptanan olguların 4’ü (%50) erkek, 4’ü (%50) kız idi.
Modifiye Asit Fast boyama yönteminde ise pozitiflik saptanan olgular
2’si erkek (%33.3), 4’ü kız idi (%66.7). Sonuç olarak, dışkıda özgül
antijen arayan ELISA’nın maliyeti, boyama yöntemine göre yüksek
olmasına rağmen, uygulamada sağladığı avantaj, çok sayıda örneğe
birlikte uygulama kolaylığı sağlaması ve hızlı sonuç vermesi gibi
nedenlerle ELISA yönteminin Cryptosporidium tanısında tercih
edilmesi gerektiği kanaatindeyiz.</jats:p>
        </jats:abstract>
        <publication_date media_type="online">
          <month>8</month>
          <day>13</day>
          <year>2018</year>
        </publication_date>
        <pages>
          <first_page>61</first_page>
          <last_page>64</last_page>
        </pages>
        <doi_data>
          <doi>
          </doi>
          <resource>https://selcukmedj.org/tr-tr/cryptosporidium-spp-nin-ishalli-hastalarda-mikroskobikve-serolojik-yontemlerle-arastirilmasi-tr-3846/</resource>
          <collection property="crawler-based">
            <item crawler="iParadigms">
              <resource>https://app.selcukmedj.org/uploads/makale-pdf/SUTD-832..pdf</resource>
            </item>
          </collection>
        </doi_data>
      </journal_article>
      <journal_article publication_type="full_text" metadata_distribution_opts="any">
        <titles>
          <title>Omurganın Kesici Alet Yaralanması Ve Cerrahi Yaklaşım</title>
        </titles>
        <contributors>
          <person_name contributor_role="author" sequence="first" language="tr-tr">
            <given_name>FATİH</given_name>
            <surname>KESKİN</surname>
            <ORCID>
            </ORCID>
          </person_name>
          <person_name contributor_role="author" sequence="additional" language="tr-tr">
            <given_name>ERDİNÇ</given_name>
            <surname>KURTOĞLU</surname>
            <ORCID>
            </ORCID>
          </person_name>
          <person_name contributor_role="author" sequence="additional" language="tr-tr">
            <given_name>TEVFİK</given_name>
            <surname>KÜÇÜKKARTALLAR</surname>
            <ORCID>
            </ORCID>
          </person_name>
          <person_name contributor_role="author" sequence="additional" language="tr-tr">
            <given_name>GÖKHAN</given_name>
            <surname>TOĞUŞLU</surname>
            <ORCID>
            </ORCID>
          </person_name>
          <person_name contributor_role="author" sequence="additional" language="tr-tr">
            <given_name>FATİH</given_name>
            <surname>ERDİ</surname>
            <ORCID>
            </ORCID>
          </person_name>
        </contributors>
        <jats:abstract>
          <jats:p>Omurganın penetran yaralanmaları nadir görülürler. Bu raporda
nadir görülen bir olgu sunulmaktadır. Yirmi sekiz yaşında erkek
hasta bel bölgesinden bıçaklanma şikayetiyle acil serviste görüldü.
Hastanın fizik muayenesinde lomber bölgede iki cm cilt kesisi olduğu
görüldü. Nörolojik muayenesinde defisit saptanmayan hastanın
çekilen direkt grafi ve lomber tomografisinde L1 vertebra korpusu
ve L1-2 disk aralığına saplanmış bıçak ucu ile uyumlu metalik cisim
tespit edildi. Hasta acil servisten ameliyathaneye alındı. Genel
anestezi altında hasta sol lateral dekubit pozisyona alınıp ciltteki
insizyon anterolaterale doğru genişletildi. Posteriordan anterolaterale
doğru ilerlenip sol L1 ve L2 transvers proseslerine ulaşıldı. Bıçak
ucunun interlaminar aralıktan geçerek sinir kökünün lateralinden
L1 korpusuna ve disk aralığına kadar indiği saptandı. Laminektomi
yapılmadan bıçak yavaş yavaş geriye çekilerek çıkarıldı. Nörolojik
olarak intakt olan hastaların tedavisindeki amaç, omurgaya penetre
olan yabancı cismi, radyolojik tetkikler ışığında hastaya en az
zarar verecek şekilde çıkarmak olmalıdır.Bu hastalarda yıllar sonra
bile geçnörolojik defisitler olabileceğinden, delici ve kesici aletin
omurgadan çıkartılması gerektiği bildirilmektedir.</jats:p>
        </jats:abstract>
        <publication_date media_type="online">
          <month>8</month>
          <day>13</day>
          <year>2018</year>
        </publication_date>
        <pages>
          <first_page>67</first_page>
          <last_page>69</last_page>
        </pages>
        <doi_data>
          <doi>
          </doi>
          <resource>https://selcukmedj.org/tr-tr/omurganin-kesici-alet-yaralanmasi-ve-cerrahi-yaklasim-tr-3847/</resource>
          <collection property="crawler-based">
            <item crawler="iParadigms">
              <resource>https://app.selcukmedj.org/uploads/makale-pdf/SUTD-587..pdf</resource>
            </item>
          </collection>
        </doi_data>
      </journal_article>
      <journal_article publication_type="full_text" metadata_distribution_opts="any">
        <titles>
          <title>Akut Sinüziti Olan Bir Hastada Periorbital Selülit,
Menenjit Ve Sinüs Ven Trombozu</title>
        </titles>
        <contributors>
          <person_name contributor_role="author" sequence="first" language="tr-tr">
            <given_name>FİGEN</given_name>
            <surname>GÜNEY</surname>
            <ORCID>
            </ORCID>
          </person_name>
          <person_name contributor_role="author" sequence="additional" language="tr-tr">
            <given_name>SÜLEYMAN</given_name>
            <surname>ANLIAÇIK</surname>
            <ORCID>
            </ORCID>
          </person_name>
        </contributors>
        <jats:abstract>
          <jats:p>Sinüzitin medikal tedavisindeki bunca gelişmelere karşın
halen en önemli intrakraniyal sepsis sebeplerinden biridir. Sinüzit
komplikasyonları çok sık görülmez ancak; infeksiyonun orbita ve
intrakraniyal dokulara hızla yayılması; subdural ampiyem, menenjit,
beyin absesi ve kavernöz sinüs trombozu gibi çok ciddi ve mortalitesi
yüksek komplikasyonlar ortaya çıkarabilmektedir. Bu nedenle sinüs
infeksiyonlarının nerelere yayılabileceğinin bilinmesi önemlidir. Bu
vaka sunumunda sinüzit komplikasyonu olarak periorbital selülit,
venöz tromboz ve menenjit gelişen 26 yaşında bir bayan hasta
sunuldu.</jats:p>
        </jats:abstract>
        <publication_date media_type="online">
          <month>8</month>
          <day>13</day>
          <year>2018</year>
        </publication_date>
        <pages>
          <first_page>65</first_page>
          <last_page>66</last_page>
        </pages>
        <doi_data>
          <doi>
          </doi>
          <resource>https://selcukmedj.org/tr-tr/akut-sinuziti-olan-bir-hastada-periorbital-selulitmenenjit-ve-sinus-ven-trombozu-tr-3848/</resource>
          <collection property="crawler-based">
            <item crawler="iParadigms">
              <resource>https://app.selcukmedj.org/uploads/makale-pdf/SUTD-726..pdf</resource>
            </item>
          </collection>
        </doi_data>
      </journal_article>
      <journal_article publication_type="full_text" metadata_distribution_opts="any">
        <titles>
          <title>Düşük Frekanslı Elektromanyetik Alanın Tedavide
Kullanımı</title>
        </titles>
        <contributors>
          <person_name contributor_role="author" sequence="first" language="tr-tr">
            <given_name>HAFİZA</given_name>
            <surname>GÖZEN</surname>
            <ORCID>
            </ORCID>
          </person_name>
          <person_name contributor_role="author" sequence="additional" language="tr-tr">
            <given_name>CAN</given_name>
            <surname>DEMİREL</surname>
            <ORCID>
            </ORCID>
          </person_name>
        </contributors>
        <jats:abstract>
          <jats:p>Birçok hastalık veya komplikasyonunun tedavisinde kullanılan
statik veya pulslu elektromanyetik alanların etkileriyle ilgili net
deliller yakın zamana kadar elde edilememiştir. Tıp alanında
kullanılan terapatik manyetik alan uygulamalarında değişik teknik
ve modaliteler üzerinde anlaşma ve standart protokoller yoktur.
Yüksek frekanslarda ısı etkisi ön plana çıkar ve manyetik alan
etkisi baskılanır. Bu nedenle özellikle düşük frekanslı ve pulslu
elektromanyetik alanın birçok hastalık ve hastalık modelinde etkin
olduğu veya umut verici etkileri olduğu bildirilmiştir. Literatürde
yüksek frekanslı elektromanyetik alanın sıkça karşımıza çıkan negatif
etkilerine karşılık, bu derlemede düşük frekanslı elektromanyetik
alanın in vitro/in vivo pozitif etkilerinin araştırıldığı çeşitli tedavi
protokolleri ve sonuçları sunulmuştur.</jats:p>
        </jats:abstract>
        <publication_date media_type="online">
          <month>8</month>
          <day>13</day>
          <year>2018</year>
        </publication_date>
        <pages>
          <first_page>70</first_page>
          <last_page>74</last_page>
        </pages>
        <doi_data>
          <doi>
          </doi>
          <resource>https://selcukmedj.org/tr-tr/dusuk-frekansli-elektromanyetik-alanin-tedavidekullanimi-tr-3849/</resource>
          <collection property="crawler-based">
            <item crawler="iParadigms">
              <resource>https://app.selcukmedj.org/uploads/makale-pdf/SUTD-787..pdf</resource>
            </item>
          </collection>
        </doi_data>
      </journal_article>
    </journal>
  </body>
</doi_batch>