<doi_batch xmlns="http://www.crossref.org/schema/4.3.6" xmlns:xsi="http://www.w3.org/2001/XMLSchema-instance" xmlns:jats="http://www.ncbi.nlm.nih.gov/JATS1" xmlns:ai="http://www.crossref.org/AccessIndicators.xsd" version="4.3.6" schemaLocation="http://www.crossref.org/schema/4.3.6 https://www.crossref.org/schemas/crossref4.3.6.xsd">
  <head>
    <doi_batch_id>20241227155938</doi_batch_id>
    <timestamp>20241227155938</timestamp>
    <depositor>
      <depositor_name>Selcuk Medical Journal</depositor_name>
      <email_address>sinandemircioglumd@gmail.com</email_address>
    </depositor>
    <registrant>Prof. Dr. Sinan DEMİRCİOĞLU</registrant>
  </head>
  <body>
    <journal>
      <journal_metadata>
        <full_title>Selcuk Medical Journal</full_title>
        <abbrev_title>Selcuk Med J</abbrev_title>
        <issn media_type="electronic">2149-8059</issn>
        <issn media_type="print">1017-6616</issn>
      </journal_metadata>
      <journal_issue>
        <publication_date media_type="online">
          <month>12</month>
          <day>27</day>
          <year>2024</year>
        </publication_date>
        <journal_volume>
          <volume>40</volume>
        </journal_volume>
        <issue>4</issue>
      </journal_issue>
      <journal_article publication_type="full_text" metadata_distribution_opts="any">
        <titles>
          <title>Küçük Testiküler Lezyonlarda Testis Koruyucu Cerrahi: Fonksiyonel ve Onkolojik Sonuçlar</title>
        </titles>
        <contributors>
          <person_name contributor_role="author" sequence="first" language="tr-tr">
            <given_name>Muzaffer</given_name>
            <surname>Kılınç</surname>
            <ORCID>0000-0002-1024-3394</ORCID>
          </person_name>
          <person_name contributor_role="author" sequence="additional" language="tr-tr">
            <given_name>Haider</given_name>
            <surname>Alalam</surname>
            <ORCID>0000-0001-9941-3427</ORCID>
          </person_name>
          <person_name contributor_role="author" sequence="additional" language="tr-tr">
            <given_name>Ömer</given_name>
            <surname>Çavdar</surname>
            <ORCID>0000-0002-1794-6367</ORCID>
          </person_name>
          <person_name contributor_role="author" sequence="additional" language="tr-tr">
            <given_name>Mehmet</given_name>
            <surname>PİŞKİN</surname>
            <ORCID>0000-0002-0528-6699</ORCID>
          </person_name>
          <person_name contributor_role="author" sequence="additional" language="tr-tr">
            <given_name>YUNUS</given_name>
            <surname>GÖGER</surname>
            <ORCID>0000-0002-4480-9093</ORCID>
          </person_name>
        </contributors>
        <jats:abstract>
          <jats:p>Ama&amp;ccedil;: Testik&amp;uuml;ler germ h&amp;uuml;creli t&amp;uuml;m&amp;ouml;rler, d&amp;uuml;nya &amp;ccedil;apında artış eğilimi g&amp;ouml;steren, 20-34 yaş arası erkek pop&amp;uuml;lasyonunda en sık g&amp;ouml;r&amp;uuml;len solid t&amp;uuml;m&amp;ouml;rlerdir. Testis kitlelerinde altın standart birinci basamak tedavi radikal orşiektomidir. Ancak radikal orşiektomi &amp;ouml;zellikle gen&amp;ccedil; hastalarda beden imajı bozukluklarına, cinsel işlev bozukluklarına ve infertiliteye neden olabilir. Avrupa &amp;Uuml;roloji Derneği kılavuzlarında t&amp;uuml;m&amp;ouml;r belirte&amp;ccedil;leri negatif olan k&amp;uuml;&amp;ccedil;&amp;uuml;k testik&amp;uuml;ler kitlelerde aşırı tedaviyi &amp;ouml;nlemek ve testis fonksiyonlarını korumak i&amp;ccedil;in testis koruyucu cerrahinin ( TKC) uygulanabileceği belirtilmektedir. &amp;Ccedil;alışmamızda kliniğimizdeki testis koruyucu cerrahi deneyimlerimizi değerlendirmeyi, onkolojik ve fonksiyonel sonu&amp;ccedil;ları &amp;ouml;zetlemeyi ama&amp;ccedil;ladık.
Gere&amp;ccedil;ler ve Y&amp;ouml;ntemler: Kliniğimizde 2008-2023 yılları arasında testis t&amp;uuml;m&amp;ouml;r&amp;uuml; nedeniyle TKC uygulanan hastalar &amp;ccedil;alışmaya dahil edildi. &amp;Ccedil;alışmaya tek testiste t&amp;uuml;m&amp;ouml;r&amp;uuml;, iki taraflı testis t&amp;uuml;m&amp;ouml;r&amp;uuml; olan hastalar ile karşı testisi normal olan ve t&amp;uuml;m&amp;ouml;r&amp;uuml; 2 cm&amp;rsquo;den az veya testis hacminin %30&amp;#39;undan az olan hastalar dahil edildi. Hastaların demografik verileri, t&amp;uuml;m&amp;ouml;r &amp;ouml;zellikleri ve takip verileri toplandı ve istatistiksel olarak analiz edildi.
Bulgular: TKC uygulanan toplam 26 hasta değerlendirildi. Dokuz hastada Germ H&amp;uuml;creli T&amp;uuml;m&amp;ouml;r (GHT ), 17 hastada ise benign testik&amp;uuml;ler kitle tespit edildi. Ortalama hasta yaşı 25&amp;plusmn;6.1 (18-69) yıldı. Ortalama t&amp;uuml;m&amp;ouml;r boyutu 12.9&amp;plusmn;4.4 (7-24) mm idi. GHT&amp;rsquo;li hastalar ortalama 21.8&amp;plusmn;7.8 (10-36) ay takip edildi. Bir hastada takipte lokal n&amp;uuml;ks g&amp;ouml;r&amp;uuml;ld&amp;uuml; ve radikal orşiektomi uygulandı. Takip s&amp;uuml;resince diğer hastalarda n&amp;uuml;ks veya metastaz g&amp;ouml;r&amp;uuml;lmedi. Benign lezyonlar 21.5&amp;plusmn;9.3 (10-38) ay s&amp;uuml;reyle takip edildi. Lokal n&amp;uuml;ks g&amp;ouml;zlenmedi. Ameliyat sonrası testosteron d&amp;uuml;zeylerinde anlamlı bir azalma olmadı (p=0.3).
Sonu&amp;ccedil;: Bu &amp;ccedil;alışmada TKC ile benign testik&amp;uuml;ler t&amp;uuml;m&amp;ouml;rler i&amp;ccedil;in m&amp;uuml;kemmel klinik sonu&amp;ccedil;lar elde edildi. Ayrıca germ h&amp;uuml;creli t&amp;uuml;m&amp;ouml;r&amp;uuml; olan hastalarda TKC g&amp;uuml;venli ve etkin bir tedavi se&amp;ccedil;eneği olarak &amp;ouml;nerilebilir. Ancak TKC&amp;#39;nin potansiyel riskleri ve yararları konusunda daha geniş hasta verilerini i&amp;ccedil;eren daha fazla seriye ihtiya&amp;ccedil; vardır.
Anahtar Kelimeler: Bilateral testis t&amp;uuml;m&amp;ouml;r&amp;uuml;, germ h&amp;uuml;creli t&amp;uuml;m&amp;ouml;r, soliter testis, testis koruyucu cerrahi</jats:p>
        </jats:abstract>
        <publication_date media_type="online">
          <month>12</month>
          <day>27</day>
          <year>2024</year>
        </publication_date>
        <pages>
          <first_page>159</first_page>
          <last_page>165</last_page>
        </pages>
        <doi_data>
          <doi>10.30733/std.2024.01703</doi>
          <resource>https://selcukmedj.org/tr-tr/kucuk-testikuler-lezyonlarda-testis-koruyucu-cerrahi-fonksiyonel-ve-onkolojik-sonuclar/</resource>
          <collection property="crawler-based">
            <item crawler="iParadigms">
              <resource>https://app.selcukmedj.org/uploads/makale-pdf/kucuk-testikuler-lezyonlarda-testis-koruyucu-cerrahi-fonksiyonel-ve-onkolojik-sonuclar-wfmh3B.pdf</resource>
            </item>
          </collection>
        </doi_data>
      </journal_article>
      <journal_article publication_type="full_text" metadata_distribution_opts="any">
        <titles>
          <title>PRETERM PREMATÜR MEMBRAN RÜPTÜRÜNDE CRP-ALBÜMİN ORANI VE NÖTROFİL-LENFOSİT ORANININ PREDİKTİF DEĞERİ</title>
        </titles>
        <contributors>
          <person_name contributor_role="author" sequence="first" language="tr-tr">
            <given_name>MURAT</given_name>
            <surname>IŞIKALAN</surname>
            <ORCID>
            </ORCID>
          </person_name>
          <person_name contributor_role="author" sequence="additional" language="tr-tr">
            <given_name>KAZIM</given_name>
            <surname>GEZGİNÇ</surname>
            <ORCID>
            </ORCID>
          </person_name>
          <person_name contributor_role="author" sequence="additional" language="tr-tr">
            <given_name>Kübra</given_name>
            <surname>Gündoğan</surname>
            <ORCID>0000-0001-9049-3440</ORCID>
          </person_name>
        </contributors>
        <jats:abstract>
          <jats:p>Ama&amp;ccedil;: Bu &amp;ccedil;alışmada, Crp-Albumin oranı (CAR), N&amp;ouml;trofil-Lenfosit oranı (NLR), Trombosit-Lenfosit oranı (PLR) ile Premat&amp;uuml;re Preterm Membran R&amp;uuml;pt&amp;uuml;r&amp;uuml; (PPROM) arasındaki ilişkiyi değerlendirmeyi ama&amp;ccedil;ladık.
Gere&amp;ccedil;ler ve Y&amp;ouml;ntemler: Bu prospektif &amp;ccedil;alışmanın &amp;ouml;rneklemini Ocak 2021 Temmuz 2021 tarihleri arasında Necmettin Erbakan &amp;Uuml;niversitesi Tıp Fak&amp;uuml;ltesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Kliniğine poliklinik veya acil servisten su gelmesi şikayeti ile başvuran ve 24-37. gebelik haftalarında Premat&amp;uuml;re Membran R&amp;uuml;pt&amp;uuml;r&amp;uuml; tanısı ile doğum yapan 143 gebe oluşturmaktadır. Kontrol grubunu ise spontan preterm doğumu başlayan ve PPROM tanısı olmayan 108 gebe oluşturmaktadır. Demografik veriler, tam kan sayımı sonu&amp;ccedil;ları kaydedildi ve karşılaştırıldı.
Bulgular: Hastaların temel demografik &amp;ouml;zelliklerini incelediğimizde gruplar arasında yaş, gravida, parite, gestasyonel yaş a&amp;ccedil;ısından istatistiksel olarak anlamlı fark saptanmamıştır (sırasıyla p=0.881, p=0.888, p=0.912, p=0.916). PPROM grubunda CAR ve NLR kontrol grubuyla kıyaslandığında istatiksel olarak anlamlı derecede y&amp;uuml;ksek bulunmuştur (Her iki oran i&amp;ccedil;in de p&amp;lt;0.001). CAR&amp;rsquo;ın PPROM&amp;#39;u teşhis etme yeteneği, ROC eğrisi analizi kullanılarak değerlendirildiğinde AUC 0,734&amp;#39;d&amp;uuml;r (p&amp;lt;0,001). PPROM ve kontrol grubunda CAR i&amp;ccedil;in cut off değer %64,81 duyarlılık ve %73,97 &amp;ouml;zg&amp;uuml;ll&amp;uuml;kle 0.1433 olarak bulundu. NLR&amp;rsquo;nin PPROM&amp;#39;u teşhis etme yeteneği, ROC eğrisi analizi kullanılarak değerlendirildiğinde AUC 0,650&amp;#39;dir (p&amp;lt;0,001). Gruplar arasında NLR i&amp;ccedil;in cutt off değer %49,59 duyarlılık ve %87,67 &amp;ouml;zg&amp;uuml;ll&amp;uuml;kle 5,3937 olarak tespit edildi. PLR ise gruplar arasında karşılaştırıldığında anlamlı bir fark tespit edilmemiştir (p= 0.121).
Sonu&amp;ccedil;: CAR ve NLR, maternal ve neonatal iyilik halinin sağlanmasına yardımcı olabilecek, PPROM&amp;#39;un erken teşhisi i&amp;ccedil;in kullanılabilecek uygun maliyetli, kullanımı kolay ve pratik bir belirte&amp;ccedil; olabilir.
Anahtar Kelimeler: Alb&amp;uuml;min, CRP/alb&amp;uuml;min oranı, premat&amp;uuml;re preterm membran r&amp;uuml;pt&amp;uuml;r&amp;uuml;, n&amp;ouml;trofil/lenfosit oranı, trombosit/lenfosit oranı</jats:p>
        </jats:abstract>
        <publication_date media_type="online">
          <month>12</month>
          <day>27</day>
          <year>2024</year>
        </publication_date>
        <pages>
          <first_page>171</first_page>
          <last_page>176</last_page>
        </pages>
        <doi_data>
          <doi>10.30733/std.2024.01751</doi>
          <resource>https://selcukmedj.org/tr-tr/preterm-prematur-membran-rupturunde-crp-albumin-orani-ve-notrofil-lenfosit-oraninin-prediktif-degeri/</resource>
          <collection property="crawler-based">
            <item crawler="iParadigms">
              <resource>https://app.selcukmedj.org/uploads/makale-pdf/preterm-prematur-membran-rupturunde-crp-albumin-orani-ve-notrofil-lenfosit-oraninin-predik-rFFArq.pdf</resource>
            </item>
          </collection>
        </doi_data>
      </journal_article>
      <journal_article publication_type="full_text" metadata_distribution_opts="any">
        <titles>
          <title>Hormon replasman tedavisi, kombine oral kontraseptifler ve yalnızca progestin içeren hapların prospektüslerinin okunabilirliğinin değerlendirilmesi: Analitik Araştırma: Kesitsel Çalışma</title>
        </titles>
        <contributors>
          <person_name contributor_role="author" sequence="first" language="tr-tr">
            <given_name>YUSUF</given_name>
            <surname>DAL</surname>
            <ORCID>0000-0001-7162-4644</ORCID>
          </person_name>
          <person_name contributor_role="author" sequence="additional" language="tr-tr">
            <given_name>FATİH</given_name>
            <surname>AKKUŞ</surname>
            <ORCID>0000-0001-7037-9165</ORCID>
          </person_name>
        </contributors>
        <jats:abstract>
          <jats:p>Ama&amp;ccedil;: Yazılı bir metnin anlaşılması, okunabilirliği ile doğrudan ilişkilidir. Okunabilirliği objektif bir şekilde &amp;ouml;l&amp;ccedil;mek i&amp;ccedil;in belirli form&amp;uuml;ller vardır. İla&amp;ccedil; prospekt&amp;uuml;slerinin okunabilirliği de halk sağlığı a&amp;ccedil;ısından &amp;ouml;nemlidir. &amp;Ouml;zellikle re&amp;ccedil;etesiz satılan ve doğrudan temin edilebilen ila&amp;ccedil;larda bu prospekt&amp;uuml;slerin anlaşılabilirliği ve okunabilirliği daha da &amp;ouml;nem arz etmektedir. Bu &amp;ccedil;alışmada hormon replasman tedavisi (HRT), kombine oral kontraseptiflerin (COCP) ve sadece progestin i&amp;ccedil;eren hapların (POP) prospekt&amp;uuml;slerinin okunabilirlik d&amp;uuml;zeyinin belirlenmesi ama&amp;ccedil;lanmıştır.
Materyal ve Metod: T&amp;uuml;rkiye İla&amp;ccedil; ve Tıbbi Cihaz Kurumu&amp;#39; nun resmi web sitesinden eczanelerde satılan ve kadınların kullanabildiği t&amp;uuml;m re&amp;ccedil;etesiz ve re&amp;ccedil;eteli hormon preparatlarının listesini oluşturdu. T&amp;uuml;rkiye&amp;rsquo; de re&amp;ccedil;eteli veye re&amp;ccedil;etesiz olarak satılan hormon preparatları i&amp;ccedil;eriklerine g&amp;ouml;re HRT, COCP ve POP olarak &amp;uuml;&amp;ccedil;e yarıldı. İla&amp;ccedil; prospekt&amp;uuml;s metinleri okunabilirlik hesaplama motoruna aktarıldı ve metinlerindeki hece, kelime ve c&amp;uuml;mle sayıları hesaplandı. T&amp;uuml;rk&amp;ccedil;e metinler i&amp;ccedil;in ge&amp;ccedil;erli olan Ateşman, Bezirci-Yılmaz ve &amp;Ccedil;etinkaya-Uzun okunabilirlik form&amp;uuml;lleri, bu metinleri değerlendirmek i&amp;ccedil;in kullanıldı. Araştırma, %5 &amp;ccedil;ift y&amp;ouml;nl&amp;uuml; anlamlılık sınırı ve %95 g&amp;uuml;ven d&amp;uuml;zeyi ile ger&amp;ccedil;ekleştirilmiştir.
Bulgular: &amp;Uuml;&amp;ccedil; ila&amp;ccedil; grubu i&amp;ccedil;in Ateşman okunabilirlik endeksinin ortalama değerleri 70,5 ile 71,3 arasında olduk&amp;ccedil;a benzerdir (p=0.690). &amp;Ccedil;etinkaya-Uzun okunabilirlik endeksinin ortalama değerleri, 49,9 ile 50,7 arasında olduk&amp;ccedil;a benzerdir (p = 0,627). Bezirci-Yılmaz, &amp;uuml;&amp;ccedil; ila&amp;ccedil; grubu i&amp;ccedil;in okunabilirlik endeksinin iki kategoriye ayrıldığını g&amp;ouml;stermektedir: 7-8 sınıf ve 9-10 sınıf. Her bir ila&amp;ccedil; grubuna ait prospekt&amp;uuml;slerin &amp;ccedil;oğunluğunun 7-8 sınıf kategorisine girdiğini, prospekt&amp;uuml;slerin okunmasının ve anlaşılmasının olduk&amp;ccedil;a kolay olduğunu g&amp;ouml;stermektedir. &amp;Uuml;&amp;ccedil; farklı ila&amp;ccedil; grubu i&amp;ccedil;in Bezirci-Yılmaz okunabilirlik endeksi arasında anlamlı bir fark yoktur (p=0.534).
Sonu&amp;ccedil;: T&amp;uuml;rkiye&amp;#39;deki ortalama eğitim seviyesi g&amp;ouml;z &amp;ouml;n&amp;uuml;ne alındığında bu preparatraların prospekt&amp;uuml;slerinin okunabilirlik seviyesi y&amp;uuml;ksektir. İla&amp;ccedil; prospekt&amp;uuml;slerinin ortalama eğitim seviyesine g&amp;ouml;re yazılması okunabilirliğini ve dolayısıyla anlaşılabilirliğini artıracaktır.
Anahtar Kelimeler: Hormon replasman tedavisi, kombine oral kontraseptifler, okunabilirlik, prospekt&amp;uuml;s, sadece progestin i&amp;ccedil;eren haplar</jats:p>
        </jats:abstract>
        <publication_date media_type="online">
          <month>12</month>
          <day>27</day>
          <year>2024</year>
        </publication_date>
        <pages>
          <first_page>185</first_page>
          <last_page>191</last_page>
        </pages>
        <doi_data>
          <doi>10.30733/std.2024.01756</doi>
          <resource>https://selcukmedj.org/tr-tr/hormon-replasman-tedavisi-kombine-oral-kontraseptifler-ve-yalnizca-progestin-iceren-haplarin-prospektuslerinin-okunabilirliginin-degerlendirilmes/</resource>
          <collection property="crawler-based">
            <item crawler="iParadigms">
              <resource>https://app.selcukmedj.org/uploads/makale-pdf/hormon-replasman-tedavisi-kombine-oral-kontraseptifler-ve-yalnizca-progestin-iceren-haplar-od3KvK.pdf</resource>
            </item>
          </collection>
        </doi_data>
      </journal_article>
      <journal_article publication_type="full_text" metadata_distribution_opts="any">
        <titles>
          <title>Maküler Pigment Optik Yoğunluğuna Farklı Doz Lutein Ve Zeaksantinin Etkisi</title>
        </titles>
        <contributors>
          <person_name contributor_role="author" sequence="first" language="tr-tr">
            <given_name>Hasan</given_name>
            <surname>Altınkaynak</surname>
            <ORCID>0000-0002-4242-4245</ORCID>
          </person_name>
          <person_name contributor_role="author" sequence="additional" language="tr-tr">
            <given_name>Osman</given_name>
            <surname>Sayın</surname>
            <ORCID>0000-0001-5355-366X</ORCID>
          </person_name>
        </contributors>
        <jats:abstract>
          <jats:p>Ama&amp;ccedil;: Sağlıklı bireylerde, iki farklı lutein ve zeaksantin dozunun mak&amp;uuml;ler pigment optik yoğunluk (MPOY) &amp;uuml;zerindeki etkilerini heterokromatik fliker fotometre (MPS II) y&amp;ouml;ntemi ile değerlendirmek.
Gere&amp;ccedil;ler ve Y&amp;ouml;ntemler: 20 sağlıklı bireyin 20 sağ g&amp;ouml;z&amp;uuml; &amp;ccedil;alışma kapsamına alındı. Olgular eşit sayıda olmak &amp;uuml;zere randomize iki gruba ayrıldı. Grup 1&amp;rsquo;deki olgular 5 mg lutein ve 1 mg zeaksantin takviyesi alırken Grup 2&amp;rsquo;deki olgular 10 mg lutein ve 2 mg zeaksantin takviyesi aldı. Grup 1 ve Grup 2 olgularda takviye &amp;ouml;ncesi ve takviye sonrası 1.ay MPOY değerleri karşılaştırıldı.
Bulgular: Olguların yaş ortalaması grup 1&amp;rsquo;de 34.0&amp;plusmn;6.9 iken grup 2&amp;rsquo;de 33.4&amp;plusmn;6.8 idi. Grup 1&amp;rsquo;deki olguların sağ g&amp;ouml;zlerinin destek tedavisi &amp;ouml;ncesi ve destek tedavisi sonrası 1.ay MPOY değerleri sırasıyla ortalama 0.41&amp;plusmn;0.09 ve 0.41&amp;plusmn;0.10 olarak &amp;ouml;l&amp;ccedil;&amp;uuml;ld&amp;uuml;. Sol g&amp;ouml;zlerinin destek tedavisi &amp;ouml;ncesi ve destek tedavisi sonrası 1.ay MPOY değerleri ise sırasıyla ortalama 0.44&amp;plusmn;0.14 ve 0.42&amp;plusmn;0.12 olarak &amp;ouml;l&amp;ccedil;&amp;uuml;ld&amp;uuml;. Grup 2&amp;rsquo;deki olguların sağ g&amp;ouml;zlerinin destek tedavisi &amp;ouml;ncesi ve destek tedavisi sonrası 1.ay MPOY değerleri sırasıyla ortalama 0.39&amp;plusmn;0.10 ve 0.37&amp;plusmn;0.11 olarak &amp;ouml;l&amp;ccedil;&amp;uuml;ld&amp;uuml;. Sol g&amp;ouml;zlerinin destek tedavisi &amp;ouml;ncesi ve destek tedavisi sonrası 1.ay MPOY değerleri ise sırasıyla ortalama 0.41&amp;plusmn;0.12 ve 0.39&amp;plusmn;0.11 olarak &amp;ouml;l&amp;ccedil;&amp;uuml;ld&amp;uuml;. Değerler istatistiksel olarak anlamlı bulunmadı (p&amp;gt;0.05).
Sonu&amp;ccedil;: Sağlıklı bireylerde, 5 mg lutein ve 1 mg zeaksantin takviyesinin (Grup 1) ve 10 mg lutein ve 2 mg zeaksantin takviyesinin (Grup 2) MPOY &amp;uuml;zerine 1.ayda istatistiksel olarak anlamlı etkisi bulunmamıştır.
Anahtar Kelimeler: Hetereokromatik fliker fotometre, l&amp;uuml;tein, mak&amp;uuml;ler pigment optik yoğunluk, zeaksantin</jats:p>
        </jats:abstract>
        <publication_date media_type="online">
          <month>12</month>
          <day>27</day>
          <year>2024</year>
        </publication_date>
        <pages>
          <first_page>166</first_page>
          <last_page>170</last_page>
        </pages>
        <doi_data>
          <doi>10.30733/std.2024.01711</doi>
          <resource>https://selcukmedj.org/tr-tr/makuler-pigment-optik-yogunluguna-farkli-doz-lutein-ve-zeaksantinin-etkisi/</resource>
          <collection property="crawler-based">
            <item crawler="iParadigms">
              <resource>https://app.selcukmedj.org/uploads/makale-pdf/makuler-pigment-optik-yogunluguna-farkli-doz-lutein-ve-zeaksantinin-etkisi-ct985H.pdf</resource>
            </item>
          </collection>
        </doi_data>
      </journal_article>
      <journal_article publication_type="full_text" metadata_distribution_opts="any">
        <titles>
          <title>Çocuklarda coblator parsiyel tonsillektominin kazeoz tonsillite bağlı halitozis tedavisinde etkinliği</title>
        </titles>
        <contributors>
          <person_name contributor_role="author" sequence="first" language="tr-tr">
            <given_name>Kayhan</given_name>
            <surname>Öztürk</surname>
            <ORCID>0000-0001-8141-0965</ORCID>
          </person_name>
          <person_name contributor_role="author" sequence="additional" language="tr-tr">
            <given_name>Bahri</given_name>
            <surname>Gezgin</surname>
            <ORCID>0000-0003-3490-0392</ORCID>
          </person_name>
          <person_name contributor_role="author" sequence="additional" language="tr-tr">
            <given_name>NURDOĞAN</given_name>
            <surname>ATA</surname>
            <ORCID>0000-0002-0763-0852</ORCID>
          </person_name>
        </contributors>
        <jats:abstract>
          <jats:p>Ama&amp;ccedil;: Ağız kokusu bireyi ve sosyal &amp;ccedil;evreyi etkileyen bir sorundur. Halitozisin en sık kaynağı oral kavitedir. Palatin tonsillerin kriptlerinde biriken kazeom halitozise neden olabilir. Palatin tonsil kazeomu tedavisinde total tonsillektomi veya koblator gibi aletlerle tonsil ablasyon cerrahileri yapılmaktadır. Bu retrospekrif &amp;ccedil;alışmanın amacı &amp;ccedil;ocuk hastalarda kronik kazeoz tonsillite bağlı halitozis tedavisinde coblator ile parsiyel tonsillektominin etkinliğini değerlendirmektir.
Hastalar ve Y&amp;ouml;ntem: Haziran 2016- Haziran 2019 tarihleri arasında kronik kazeoz tonsillit nedeniyle coblator ile parsiyel tonsillektomi uygulanan 116 &amp;ccedil;ocuk &amp;ccedil;alışmaya alındı. Adenoid hipertrofisi olan ve eş zamanlı adenoidektomi ameliyatı yapılan hastalar &amp;ccedil;alışmaya dahil edilmedi. Operasyon &amp;ouml;ncesi ve sonrası koku olup olmadığı Finkelstein testi ile değerlendirildi. Koku şiddeti ise Viz&amp;uuml;el Analog Skala ile değerlendirildi. Postoperatif koku d&amp;uuml;zelme oranı ebeveynler i&amp;ccedil;in oluşturulan &amp;ouml;l&amp;ccedil;ek ile değerlendirildi.
Bulgular: Hastaların tamamında kazeom varlığı ameliyat &amp;ouml;ncesi teyit edildi. &amp;Ccedil;alışmaya dahil edilen hastaların yaş ortalaması 6,77 idi. &amp;Ccedil;alışmaya alınan olguların 65&amp;rsquo;i erkek; 51&amp;rsquo;i kızdı. Hastaların takip s&amp;uuml;resi 10 ile 43 ay arası (ort 25,9) değişmekteydi. Coblator tonsil ablasyonu &amp;ouml;ncesi Viz&amp;uuml;el Analog Skala ile &amp;ouml;l&amp;ccedil;&amp;uuml;len k&amp;ouml;t&amp;uuml; koku d&amp;uuml;zeyi 6,97 iken, cerrahi sonrası 1,75 bulundu. Sonu&amp;ccedil;lar istatistiki olarak &amp;ccedil;ok anlamlı bulundu (p &amp;lt; 0,001). Finkelstein testinde tonsillerin palpe edilip hasta ebeveynine koklatılarak koku olup olmadığı soruldu. İşlem &amp;ouml;ncesi t&amp;uuml;m hastalarda Finkelstein testinde koku mevcuttu. Postoperatif hastaların %71&amp;rsquo;inde (n= 82) Finkelstein testinde koku saptanmadı. Annelere postop kokunun d&amp;uuml;zelme d&amp;uuml;zeyi soruldu. Ebeveynler tarafından Hastaların % 82&amp;rsquo;sinde (n= 95) kokunun tam ve tama yakın d&amp;uuml;zeldiği bildirildi. Hi&amp;ccedil; d&amp;uuml;zelme olmayan hastalar ise % 6 idi (n=7).
Sonu&amp;ccedil;: Coblator ile parsiyel tonsillektomi &amp;ccedil;ocuk hastalarda tonsil kazeomuna bağlı halitozis tedavisinde etkinliği y&amp;uuml;ksek ve g&amp;uuml;venli bir y&amp;ouml;ntemdir.
&amp;nbsp;Anahtar Kelimeler: Pediatrik halitozis, coblator, kazeom, tonsillit</jats:p>
        </jats:abstract>
        <publication_date media_type="online">
          <month>12</month>
          <day>27</day>
          <year>2024</year>
        </publication_date>
        <pages>
          <first_page>155</first_page>
          <last_page>158</last_page>
        </pages>
        <doi_data>
          <doi>10.30733/std.2024.01788</doi>
          <resource>https://selcukmedj.org/tr-tr/cocuklarda-coblator-parsiyel-tonsillektominin-kazeoz-tonsillite-bagli-halitozis-tedavisinde-etkinligi/</resource>
          <collection property="crawler-based">
            <item crawler="iParadigms">
              <resource>https://app.selcukmedj.org/uploads/makale-pdf/cocuklarda-coblator-parsiyel-tonsillektominin-kazeoz-tonsillite-bagli-halitozis-tedavisind-AXQPJj.pdf</resource>
            </item>
          </collection>
        </doi_data>
      </journal_article>
      <journal_article publication_type="full_text" metadata_distribution_opts="any">
        <titles>
          <title>Memenin Liposarkomatöz Diferansiasyon Gösteren Malign Filloides Tümörü, Nadir Bir Olgu</title>
        </titles>
        <contributors>
          <person_name contributor_role="author" sequence="first" language="tr-tr">
            <given_name>Hasan</given_name>
            <surname>Yaldız</surname>
            <ORCID>0000-0001-9735-2368</ORCID>
          </person_name>
          <person_name contributor_role="author" sequence="additional" language="tr-tr">
            <given_name>SEDA</given_name>
            <surname>TAS AYÇİÇEK</surname>
            <ORCID>0000-0001-6756-7915</ORCID>
          </person_name>
        </contributors>
        <jats:abstract>
          <jats:p>Filloides t&amp;uuml;m&amp;ouml;rler nadir g&amp;ouml;r&amp;uuml;len fibroepitelyal neoplazmlardır ve t&amp;uuml;m meme t&amp;uuml;m&amp;ouml;rlerinin %1&amp;#39;inden azını oluştururlar. Bu t&amp;uuml;m&amp;ouml;rlerde nadiren heterolog sarkomat&amp;ouml;z farklılaşma izlenmekte olup &amp;ccedil;alışmamızda heterolog liposarkom komponenti i&amp;ccedil;eren filloides t&amp;uuml;m&amp;ouml;r vakası sunulmaktadır. 86 yaşında kadın, sol memede hızla b&amp;uuml;y&amp;uuml;yen kitle nedeniyle genel cerrahi polikliniğine başvurdu. Mammografik incelemede BI-RADS 4 nod&amp;uuml;ler lezyon tespit edilmiş olup filloides t&amp;uuml;m&amp;ouml;r a&amp;ccedil;ısından ş&amp;uuml;pheli değerlendirildi. Laboratuvarımıza sol modifiye radikal mastektomi materyali g&amp;ouml;nderildi. Makroskopik incelemede meme dokusu kesitlerinde 9,5x9x8 cm &amp;ouml;l&amp;ccedil;&amp;uuml;lerinde fokal infiltratif sınır izlenen nod&amp;uuml;ler kitle tespit edildi. Histolojik kesitlerde hipersell&amp;uuml;ler, pleomorfik stromaya sahip yer yer filloides t&amp;uuml;m&amp;ouml;r&amp;uuml;n tipik yapraksı mimarisinin saptandığı t&amp;uuml;m&amp;ouml;ral lezyon dikkati &amp;ccedil;ekti. T&amp;uuml;m&amp;ouml;rde bir veya daha fazla vakuole sahip berrak sitoplazmalı, hiperkromatik n&amp;uuml;kleusa sahip lipoblast karakterinde h&amp;uuml;creleri i&amp;ccedil;eren iyi diferansiye liposarkom komponenti g&amp;ouml;zlendi. T&amp;uuml;m bulgular ışığında olgu, heterolog liposarkom komponenti i&amp;ccedil;eren malign filloides t&amp;uuml;m&amp;ouml;r olarak raporlandı. Heterolog sarkomat&amp;ouml;z farklılaşma g&amp;ouml;steren filloides t&amp;uuml;m&amp;ouml;rler olduk&amp;ccedil;a nadir olup memede sarkomat&amp;ouml;z neoplazi g&amp;ouml;r&amp;uuml;ld&amp;uuml;ğ&amp;uuml;nde ayırıcı tanıda filloides t&amp;uuml;m&amp;ouml;r dikkate alınmalıdır. Sarkomat&amp;ouml;z farklılaşma g&amp;ouml;steren filloides t&amp;uuml;m&amp;ouml;r&amp;uuml;n&amp;uuml;, primer meme sarkomlarından ayırt edebilmek i&amp;ccedil;in, &amp;ccedil;ok sayıda &amp;ouml;rnek alınarak t&amp;uuml;m&amp;ouml;r&amp;uuml;n benign epitelyal bileşeninin g&amp;ouml;sterilmesi olduk&amp;ccedil;a &amp;ouml;nemlidir.
Anahtar Kelimeler: Filloides t&amp;uuml;m&amp;ouml;r, meme, liposarkom</jats:p>
        </jats:abstract>
        <publication_date media_type="online">
          <month>12</month>
          <day>27</day>
          <year>2024</year>
        </publication_date>
        <pages>
          <first_page>202</first_page>
          <last_page>204</last_page>
        </pages>
        <doi_data>
          <doi>10.30733/std.2024.01798</doi>
          <resource>https://selcukmedj.org/tr-tr/memenin-liposarkomatoz-diferansiasyon-gosteren-malign-filloides-tumoru-nadir-bir-olgu/</resource>
          <collection property="crawler-based">
            <item crawler="iParadigms">
              <resource>https://app.selcukmedj.org/uploads/makale-pdf/memenin-liposarkomatoz-diferansiasyon-gosteren-malign-filloides-tumoru-nadir-bir-olgu-yD4QaJ.pdf</resource>
            </item>
          </collection>
        </doi_data>
      </journal_article>
      <journal_article publication_type="full_text" metadata_distribution_opts="any">
        <titles>
          <title>Yeniden Hipospadias Onarımı: Cerrahi Tekniklerin Karşılaştırmalı Analizi ve Hiperbarik Oksijen Tedavisinin Rolü</title>
        </titles>
        <contributors>
          <person_name contributor_role="author" sequence="first" language="tr-tr">
            <given_name>Bilge</given_name>
            <surname>Türedi</surname>
            <ORCID>0000-0003-3532-0912</ORCID>
          </person_name>
          <person_name contributor_role="author" sequence="additional" language="tr-tr">
            <given_name>Abdullah</given_name>
            <surname>Arslan</surname>
            <ORCID>
            </ORCID>
          </person_name>
          <person_name contributor_role="author" sequence="additional" language="tr-tr">
            <given_name>Ali</given_name>
            <surname>Sezer</surname>
            <ORCID>0000-0003-2904-2610</ORCID>
          </person_name>
        </contributors>
        <jats:abstract>
          <jats:p>Ama&amp;ccedil;: Hipospadias onarımında ama&amp;ccedil;, fonksiyonel ve kozmetik olarak normal bir penis elde etmektir. Başarısız vakalar i&amp;ccedil;in yapılan yeniden onarım, rekonstr&amp;uuml;ktif &amp;uuml;rolojide en zorlu işlemlerden biridir.Komplikasyon ve başarısızlık riskleri primer vakalara g&amp;ouml;re daha y&amp;uuml;ksektir. Hiperbarik oksijen terapisi (HBOT ), uygun endikasyonlarla se&amp;ccedil;ilmiş hastalara uygulanarak doku iyileşmesine katkıda bulunabilir. Bu &amp;ccedil;alışmada yeniden hipospadias onarımı yapılan hastaların cerrahi tipi ve HBOT uygulanıp uygulanmamasına g&amp;ouml;re karşılaştırmalı sonu&amp;ccedil;larını sunmayı ama&amp;ccedil;ladık.
Hastalar ve Y&amp;ouml;ntem: Bu retrospektif klinik &amp;ccedil;alışma, Ocak 2021 ile 2024 tarihleri arasında başarısız hipospadias cerrahisi sonrası tarafımıza başvurup yeniden onarım ge&amp;ccedil;iren 0-17 yaş arası hastaları i&amp;ccedil;ermektedir. Preoperatif, peroperatif ve postoperatif veriler, operasyon t&amp;uuml;r&amp;uuml;ne ve HBOT alımına g&amp;ouml;re analiz edilmiş ve karşılaştırılmıştır.
Bulgular: Yeniden operasyon ge&amp;ccedil;iren 34 hastanın i&amp;ccedil;inde, 4&amp;#39;&amp;uuml; TIPU onarımı, 20&amp;#39;si tek aşamalı G-TIPU ve 10&amp;#39;u iki aşamalı onarım ge&amp;ccedil;irmiştir. TIPU ve G-TIPU grubundaki hastaların ortalama yaşları 6,5&amp;plusmn;3,8 yıl, aşamalı onarım grubundaki hastaların ortalama yaşları ise 9,7&amp;plusmn;5,6 yıl idi (p=0,070). Kordi d&amp;uuml;zeltmesi en sık TIPU ve G-TIPU grubunda Baskin plikasyonu ile yapılmıştır (n=9), iki aşamalı grupta ise Essed-Schroder plikasyonu (n=3) ve ventral korporatomi (n=3) teknikleri daha sık kullanmıştır (p=0.004). Postoperatif HOSE skorları &amp;ouml;nemli &amp;ouml;l&amp;ccedil;&amp;uuml;de artış g&amp;ouml;stermiştir (preop HOSE: 8.5&amp;plusmn;2.9, postop HOSE: 13.6&amp;plusmn;1.6, p=&amp;lt;0.001). Gruplar arasında başarı oranlarında anlamlı bir farklılık bulunmamış olup, genel başarı oranı %76.5&amp;#39;tir. Greftli onarım yapılan hastaların 11&amp;#39;i (%36.7) postoperatif d&amp;ouml;nemde HBOT almıştır. HBOT grubunda başarı oranları daha y&amp;uuml;ksek olmakla birlikte aradaki fark istatistiksel olarak anlamlı değildir (n=9 (%81.8) vs. n=13 (%68.4), p=0.137).
Sonu&amp;ccedil;: Yeniden onarım yapılan vakalarda, greftli onarımın tek aşamalı veya iki aşamalı yaklaşımla kullanılması, klinik ve cerrahi değerlendirmelere dayanmalıdır. İstatistiksel olarak anlamlı olmasa da, se&amp;ccedil;ilmiş vakalarda greft kullanımının başarıyı potansiyel olarak artırabileceği ve HBOT eklenmesiyle komplikasyonları azaltabileceği d&amp;uuml;ş&amp;uuml;n&amp;uuml;lmektedir.
Anahtar Kelimeler: Hipospadias, yeniden onarım, bukkal greft, prep&amp;uuml;syel greft, hiperbarik oksijen tedavisi (HBOT), &amp;ccedil;ocuk &amp;uuml;rolojisi</jats:p>
        </jats:abstract>
        <publication_date media_type="online">
          <month>12</month>
          <day>27</day>
          <year>2024</year>
        </publication_date>
        <pages>
          <first_page>192</first_page>
          <last_page>198</last_page>
        </pages>
        <doi_data>
          <doi>10.30733/std.2024.01761</doi>
          <resource>https://selcukmedj.org/tr-tr/yeniden-hipospadias-onarimi-cerrahi-tekniklerin-karsilastirmali-analizi-ve-hiperbarik-oksijen-tedavisinin-rolu/</resource>
          <collection property="crawler-based">
            <item crawler="iParadigms">
              <resource>https://app.selcukmedj.org/uploads/makale-pdf/yeniden-hipospadias-onarimi-cerrahi-tekniklerin-karsilastirmali-analizi-ve-hiperbarik-oksi-D4Qd76.pdf</resource>
            </item>
          </collection>
        </doi_data>
      </journal_article>
      <journal_article publication_type="full_text" metadata_distribution_opts="any">
        <titles>
          <title>Pediatrik Brusellozun Sıra Dışı Sunumları: Tek Bir Merkezden Bir Vaka Serisi</title>
        </titles>
        <contributors>
          <person_name contributor_role="author" sequence="first" language="tr-tr">
            <given_name>mehmet</given_name>
            <surname>turgut</surname>
            <ORCID>0000-0002-2155-8113</ORCID>
          </person_name>
          <person_name contributor_role="author" sequence="additional" language="tr-tr">
            <given_name>hatice</given_name>
            <surname>uygun</surname>
            <ORCID>0000-0002-8695-9129</ORCID>
          </person_name>
        </contributors>
        <jats:abstract>
          <jats:p>Ama&amp;ccedil;: Bu &amp;ccedil;alışma, nadir ve ciddi komplikasyonlarla ilişkili on pediatrik bruselloz vakasını bildirmeyi ama&amp;ccedil;lamaktadır.
Hastalar ve Y&amp;ouml;ntemler: Belgelenen klinik semptomlar, laboratuvar test sonu&amp;ccedil;ları, tanı ve tedavi y&amp;ouml;ntemleri, 2018 ile 2021 yılları arasında brusellozun nadir komplikasyonlarıyla başvuran on pediatrik hasta i&amp;ccedil;in hastane dosyalarının retrospektif olarak incelenmesi ile elde edildi.
Bulgular: &amp;Ccedil;alışmaya dahil edilen hastalardan birinde diskit, &amp;uuml;&amp;ccedil; hastada epididimo-orşit, iki hastada tek g&amp;ouml;zde ezotropya, bir hastada imm&amp;uuml;n trombositopeni, iki hastada hemofagositik lenfohistiyositoz tanısı vardı ve bir hastaya da juvenil idiyopatik artrit tanısı yanlış olarak konmuştu. T&amp;uuml;m vakalarda ortak bulgu, t&amp;uuml;m hastalarda ondulan olarak karakterize edilen ateşti. T&amp;uuml;m &amp;ccedil;ocuklarda pozitif etiyolojik veya serolojik kanıt bruselloz enfeksiyonunu doğruladı ve Brucella i&amp;ccedil;in standart t&amp;uuml;p agl&amp;uuml;tinasyon testi 1:160 veya daha y&amp;uuml;ksek titrede pozitifti ve iki hastada kan k&amp;uuml;lt&amp;uuml;rleri de pozitifti. T&amp;uuml;m hastalar yaşa g&amp;ouml;re ayarlanmış dozlarda rifampisin (10-20 mg/kg/g&amp;uuml;n, oral) ile trimetoprim/s&amp;uuml;lfametoksazol (trimetoprim 10 mg/kg/g&amp;uuml;n ve s&amp;uuml;lfametoksazol 50 mg/kg/g&amp;uuml;n) veya doksisiklin (4,4 mg/kg/g&amp;uuml;n, oral) kombinasyonu ile tedavi edildi. Yedi hastaya gentamisin (5-7,5 mg/kg/g&amp;uuml;n, intraven&amp;ouml;z) ile ek tedavi uygulandı ve iki hastada tedaviye seftriakson (100 mg/kg/g&amp;uuml;n) eklendi. Hemofagositik lenfohistiyositoz geliştiren iki hastadan biri yoğun bakım &amp;uuml;nitesinde tedavi edildi ve her iki hastaya da bruselloz tedavisinin yanı sıra hemofagositik lenfohistiyositoz i&amp;ccedil;in &amp;ouml;nerilen ek tedavi (intraven&amp;ouml;z imm&amp;uuml;nglobulin 1 gr/kg/g&amp;uuml;n, 2 g&amp;uuml;n; deksametazon 10mg/m2/g&amp;uuml;n) uygulandı. Sonunda dokuz hasta sağlıklı bir şekilde taburcu edildi, bir hasta ise komplikasyonlar sonucu &amp;ouml;ld&amp;uuml;.
Sonu&amp;ccedil;: Brucella enfeksiyonunun yaygın olduğu b&amp;ouml;lgelerde, alışılmadık komplikasyonlara sahip pediatrik hastalardaki klinik belirtilerin bruselloz ile ilişkili olabileceğini ve diğer hastalıklardan ayırt etmek i&amp;ccedil;in dikkatli bir ayırıcı tanı gerektirdiğini d&amp;uuml;ş&amp;uuml;nmek &amp;ouml;nemlidir.
Anahtar Kelimeler: Bruselloz, &amp;ccedil;ocuklar, diskitis, epididimo-orşit, hemofagositik lenfohistiyositoz, imm&amp;uuml;n trombositopeni, juvenil idiyopatik artrit, n&amp;ouml;robruselloz</jats:p>
        </jats:abstract>
        <publication_date media_type="online">
          <month>12</month>
          <day>27</day>
          <year>2024</year>
        </publication_date>
        <pages>
          <first_page>177</first_page>
          <last_page>184</last_page>
        </pages>
        <doi_data>
          <doi>10.30733/std.2024.01797</doi>
          <resource>https://selcukmedj.org/tr-tr/pediatrik-brusellozun-sira-disi-sunumlari-tek-bir-merkezden-bir-vaka-serisi/</resource>
          <collection property="crawler-based">
            <item crawler="iParadigms">
              <resource>https://app.selcukmedj.org/uploads/makale-pdf/pediatrik-brusellozun-sira-disi-sunumlari-tek-bir-merkezden-bir-vaka-serisi-7irw5d.pdf</resource>
            </item>
          </collection>
        </doi_data>
      </journal_article>
      <journal_article publication_type="full_text" metadata_distribution_opts="any">
        <titles>
          <title>Susac Sendromu Olan Hastada Akut Koroner Sendrom:Olgu Sunumu</title>
        </titles>
        <contributors>
          <person_name contributor_role="author" sequence="first" language="tr-tr">
            <given_name>Şener</given_name>
            <surname>GÜR</surname>
            <ORCID>0009-0002-4009-6791</ORCID>
          </person_name>
          <person_name contributor_role="author" sequence="additional" language="tr-tr">
            <given_name>AHMET TAHA</given_name>
            <surname>ŞAHİN</surname>
            <ORCID>0000-0002-2928-1059</ORCID>
          </person_name>
          <person_name contributor_role="author" sequence="additional" language="tr-tr">
            <given_name>Serhat</given_name>
            <surname>Kesriklioğlu</surname>
            <ORCID>0000-0002-1612-6359</ORCID>
          </person_name>
          <person_name contributor_role="author" sequence="additional" language="tr-tr">
            <given_name>yunus</given_name>
            <surname>yavuz</surname>
            <ORCID>0000-0002-9901-8141</ORCID>
          </person_name>
          <person_name contributor_role="author" sequence="additional" language="tr-tr">
            <given_name>AHMET</given_name>
            <surname>GÜRBÜZ</surname>
            <ORCID>
            </ORCID>
          </person_name>
        </contributors>
        <jats:abstract>
          <jats:p>Susac sendromu beyin, i&amp;ccedil; kulak ve retinadaki mikrovask&amp;uuml;ler hasara sekonder geliştiği d&amp;uuml;ş&amp;uuml;n&amp;uuml;lmekte olup nadir g&amp;ouml;r&amp;uuml;len bir hastalıktır. Patogenezinde anti endotelyal h&amp;uuml;cre antikorlarının rol oynadığı g&amp;ouml;z &amp;ouml;n&amp;uuml;ne alındığında tedavi b&amp;uuml;y&amp;uuml;k &amp;ouml;l&amp;ccedil;&amp;uuml;de imm&amp;uuml;ns&amp;uuml;presif ila&amp;ccedil;lar ile sağlanmaktadır. Sendromun tedavisine erken başlanması ve agresif tedavi, uzun vadeli sonu&amp;ccedil;lar &amp;uuml;zerinde olumlu etkiye sahiptir. Susac sendromunun tromboza yatkınlık oluşturduğuna dair net bir kanıt bulunmamakla birlikte, olgumuzda g&amp;ouml;ğ&amp;uuml;s ağrısı şikayeti ile başvuran, bilinen Susac sendromu tanısı olan ve akut koroner sendrom &amp;ouml;n tanısı ile koroner anjiyografi yapılan bir hastada revask&amp;uuml;larizasyon gerektirecek ciddi koroner arter hastalığının saptanması bu d&amp;uuml;ş&amp;uuml;nceyi desteklemektedir. Hastada uygun revask&amp;uuml;larizasyon sağlandıktan sonra şikayetleri gerilemiş ve takiplerinde tekrar revask&amp;uuml;larizasyon gereksinimi olmamıştır. Bu olgu sunumunda Susac sendromlu hastada revask&amp;uuml;larizasyon s&amp;uuml;recinde yaşanan zorluklar, alınan kararlar ve diğer alternatif yaklaşımlar g&amp;ouml;zden ge&amp;ccedil;irilecektir. Olgumuz Susac sendromu ile akut koroner sendromun birlikteliği a&amp;ccedil;ısından literat&amp;uuml;rde ilk olma &amp;ouml;zelliği taşımaktadır. Susac sendromunu ve kardiyak etkilerini aydınlatmak i&amp;ccedil;in daha fazla vaka raporuna ihtiya&amp;ccedil; vardır.&amp;nbsp;
Anahtar Kelimeler: Akut Koroner Sendrom,Susac Sendromu,Koroner Arter Hastalığı</jats:p>
        </jats:abstract>
        <publication_date media_type="online">
          <month>12</month>
          <day>27</day>
          <year>2024</year>
        </publication_date>
        <pages>
          <first_page>199</first_page>
          <last_page>201</last_page>
        </pages>
        <doi_data>
          <doi>10.30733/std.2024.01724</doi>
          <resource>https://selcukmedj.org/tr-tr/susac-sendromu-olan-hastada-akut-koroner-sendrom/</resource>
          <collection property="crawler-based">
            <item crawler="iParadigms">
              <resource>https://app.selcukmedj.org/uploads/makale-pdf/susac-sendromu-olan-hastada-akut-koroner-sendrom-GiS5Zv.pdf</resource>
            </item>
          </collection>
        </doi_data>
      </journal_article>
    </journal>
  </body>
</doi_batch>